Teşvikiye Cad. Çevre Apt. No:35 Kat:1 Daire:1 Nişantaşı/İstanbul
0 (212) 291 53 18



Kapat
0212 291 53 18 bilgi@htagrup.com

Dr. Adnan Çoban

Yıllar içinde hikâyelerini dinlediğim, dertlerine ortak olduğum ve hayatlarına küçük dokunuşlarda bulunduğum birçok danışanımdan öğrendiğim şudur ki: Psikoterapi yolculuğunda mutluluğa ve huzura ulaşmanın gereği, bilgiye eşlik eden samimiyet ve güvendir.

Ben bu temel felsefeden hareketle çıktığımız terapi yolculuğunda danışanlarıma güvenilir bir rehber, samimi bir yol arkadaşı olmaya gayret ediyorum.

Danışanlarımızdan

MUTLU DANIŞANLARIMIZ NELER SÖYLÜYOR?
Hataya aşırı duyarlılıktan nasıl kurtuldum?

İşlerin yoğun olduğu bir şirkette üst düzey yönetici olarak çalışıyordum. Aşırı yorgunluk, dikkatimde dağınıklık, konsantre olamama durumum vardı. İş motivasyonum ileri derecede düşmüştü. Herşeyi erteliyordum. Sorumluluk istemiyordum. Mutsuz, isteksiz, ilgisizdim. Bu şikayetlerle başvurdum. Yapılan görüşmeler ve terapi seanslarında işteki aksaklıklara karşı aşırı duyarlı olduğumu ve bu aksaklıklar, yanlışlar, hatalar karşısında “Yapamama”, “Üstesinden gelememe”, “Başaramama” hatta bazen de “Yetersiz olma” düşünceleri içerisinde olduğumu öğrendim. Yoğun stres altında olduğum için yan etkisi olmayan bir anti-stres ilaç tedavisinin yanı sıra EMDR terapisine başladım. EMDR terapisinde çok kısa süre içerisinde büyük değişimler ve farkındalıklar yaşadım. Özellikle işteki aksaklıklar, sorunlar karşısında çok rahatladım. Önceden işe giderken ayaklarım geri geri gidiyordu. Bir türlü işe gitmek istemiyordum. Oradaki sorunları düşündüğüm zaman kendimi altından kalkamayacakmış gibi hissediyordum. Ancak EMDR uygulamasından sonra bunları okuyuşum değişti. Artık kendime güvenebiliyorum. Hata konusundaki duyarlılığım normalleşti. Bu benim kendime olan güvenimin artmasına ve aksaklık da olsa onun üstesinden gelebileceğime inancımı geliştirdi. O yüzden iş performansında artık bir sorun yaşamıyorum. Yorgunluğum azaldı. Çok daha isteyerek ve mutlu bir şekilde çalışmaya başladım.

İlişkilerimde kendimi değersiz hissediyordum

Uzun süreli bir ilişkimden sonra ayrılmak zorunda kalmış ve bu ayrılığın etkisinden bir türlü kurtulamaz hale gelmiştim. Öyle ki bu ayrılık sürekli zihnimde dönüyor ve çalışma performansımı, günlük hayatımı son derece etkiliyordu. Bu yüzden terapiye başvurdum. Terapi seanslarında bu ayrılığın bende bir değersizlik, bir eksiklik algısına sebep olduğunu ve bunun da çocukluk dönemimde yaşamış olduğum olaylar başta olmak üzere geçmişte yaşadığım bir takım travmatik yaşantılardan kaynaklandığını keşfettim. Daha sonra EMDR terapisiyle bu travmaları çalıştık. Travmaları çalıştıkça bu değersizlik algısının beni nasıl esir ettiğini ve ilişkilerimde beni hep alttan alma, idare etme, bazı şeylere katlanma, taviz verme noktasında tuttuğunu anladım, keşfettim. EMDR terapisinden sonra yavaş yavaş kendime olan güvenim gelmeye başladı. İlişkiyi artık bir değerlilik ve yeterlilik zemininde ele almamayı öğrendim. Artık ilişkide kendime daha fazla güvenmeye, hayır diyebilmeye, tavizin yerine daha çok özveriyi koymaya ve sınırlar çizmeye başladım. Bu çok güzel bir deneyimdi. Çok kısa bir süre içerisinde böyle bir noktaya gelebilmiş olmak bana çok ilginç bir deneyim yaşattı.

Bonzai bağımlılığından EMDR terapisiyle kurtuldum

9 senedir esrar, 4 senedir de çok yoğun bir şekilde bonzai kullanıyordum. Her akşam 5-6 gram içiyor ve içemediğimde aşırı sıkıntı yaşıyordum. Akşam saat beş, altı olduğu zaman hemen o sıkıntıyla aşırı gerginlik ve sinirlilik yaşayıp bir an önce bonzai içmek istiyordum ve iki buçuk-üç saat boyunca bonzai içip sızıyordum. Bir türlü bundan kurtulamıyordum. Bu bonzai bağımlılığı bütün hayatımı alt üst etmişti. Annemle babamla aram açılmıştı. Kız arkadaşımdan ayrılmıştım. İş hayatım tamamen bozulmuştu. Dibe vurduğum bir anda babamın da yardımıyla tedavi için başvurdum. Daha önce birkaç defa tedavi girişiminde bulunmuştum. İlaç tedavisi verilmişti ama maddeyi bırakmayı başaramamıştım. Daha sonra tedavi için Adnan Bey’e başvurdum. Doktor bey öncelikle bu maddeyi niçin kullandığımı keşfetmemi sağladı. Hayat hikayen dışlanma, sevilmeme, değer görmeme, önemsenmeme yaşantılarıyla doluydu. Sonuçta anne ve babamla yaşadığım ilişkilerde, babam tarafından aşırı eleştirilen, ailede çok sevgi gösterisinde bulunulmayan, arkadaşları tarafından dışlanmış olan bir çocuktum. Hatta bu dışlanmadan dolayı okulu bile bırakmıştım. Zaman içerisinde kız arkadaşımdan ayrıldım. Kız arkadaşımdan ayrılmak da beni son derece yalnız ve değersiz hissettirmişti. İşte bu yalnızlık ve değersizlik duyguları içerinde içen arkadaşlarımın da kötü örnek olmasıyla esrara ve sonra da bonzaiye başlamıştım. Bonzai içtiğim zamanlarda kendimi daha güçlü, daha değerli, daha aktif hissettiğimi, daha mutlu hissettiğimi, sahte bir mutluluk, sahte bir güçlülük algısı içerisine girdiğimi keşfettim. Bonzai, sanki benim geçmişte yaşamış olduğum travmaların yarattığı boşluk duygusunu dolduruyor gibiydi. Bunu terapilerde fark ettim. İlk etapta temizlenme ve gerekli ilaç desteğinin başlanması için bir psikiyatri kliniğine yattım. Hastane tedavisi esnasında ilaç ve serum desteğinin yanısıra yoğun EMDR terapisi aldım. EMDR terapilerinde hem geçmiş travmalarımı hem de madde kullanmamanın bende yaratacağını düşündüğüm olumsuz duygular ve senaryolar üzerine çalıştık. Bonzai öncesi travmalarımı çalıştıktan sonra bonzai sonrası, bağımlılık travmalarımı da çalıştım. Çünkü bonzai kullanımı esnasında birkaç defa ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalmış, yaşadığım yoksunluklar sebebiyle aşırı dehşet tabloları ve panik ataklar yaşamıştım. Bonzai bırakmama engel olan etkenlerden bir tanesi de bu yoksunluk belirtilerini tekrar yaşamaktan korkmamdı. EMDR terapisiyle bu yoksunluk korkusu ve o yaşamış olduğum olumsuz tabloları çalıştık. Bu benim yoksunluktan korkmamamı ve maddeyi bırakma korkumu yenmemi sağladı. Bırakabileceğim konusunda kendime güvenim geldi. Bunu çok kısa sürede, hastane yatış süreci içerinde başarmış olmak benim için çok mutluluk vericiydi. Maddeyi bırakmamın üzerinden aşağı yukarı 3-4 yıl geçmesine rağmen şu anda hiçbir şekilde istek duymuyorum. Ailemle aram düzeldi. Özellikle babamla aram düzeldi. İşime gidiyorum. Maddeden kurtuldum ve özgürlüğüme kavuştum.

Bomba travmasından erken EMDR müdahalesi ile kurtuldum

Hava alanı bomba patlaması sonrasında başlayan panik ataklar, yoğun vücut ağrıları ve sevdiklerimden ayrılma korkusuyla tedaviye başvurmuştum. Kâbuslar görüyor, korkular, tek başına kalamama, aşırı çarpıntı, titreme, sıcak basması, soğuk terleme şikayetleriyle giden panik ataklar yaşıyordum. Öncelikle panik ataklara yoğunlaştık. Patlama anında yaşadıklarımı 6-8 seans süren EMDR terapisi ile çalıştık. Terapi seanslarında hem bombanın patladığı anda yaşadığım korkunç tabloları hem de patlamayı hatırlatan gürültü, uçak sesi, araç sesi gibi tetikleyicileri çalıştık. Çünkü patlamadan sonra her gürültü, araba ve uçak sesi bana o anı hatırlatıyor ve panikliyordum. Bu korkunç travmanın işlenmesi ve tetikleyicilere karşı duyarsızlaştırma ile büyük bir rahatlama yaşadım. Panik ataklarım geçti. Uykularım düzeldi ve işime tekrar başladım. Çok erken dönemde başvurmam ve EMDR terapisi ile erken müdahale benim için hayat kurtarıcı oldu.

Anne baba kavgalarının sebep olduğu güvensizlik problemim ve EMDR

Bir ayrılık sonrasında yoğun panik ataklar, iç huzursuzluğu, uykusuzluk, moral bozukluğu, konsantre olamama şikâyetleriyle uzmana başvurdum. Ayrılık beni bir güvende hissedememe ve yalnızlık düşüncesine sevk etmişti. Seanslarda bu duyguyu geçmişte evde sıkça yaşadığım anne baba kavgalarında da yoğun bir şekilde yaşamış olduğumu fark ettim. O dönemlerde ben kendimi güvende değilmiş gibi hissederdim. Beni bırakacaklarını, ortada kalacağımı hatta hayatımın sonlanacağını düşünürdüm. Bu ayrılığın yarattığı ruh hali ile o travmalarda yaşadığım ruh halinin aynı olması ilginç bir farkındalıktı. Doktorum yoğun bir kaygı ve moral bozukluğu yaşadığım için bana antidepresan bir ilaç başladı ve beni terapi seanslarına aldı. Belli bir süre farkındalık üzerine çalıştık. Travmalarımı belirledik. Sonra EMDR terapisiyle bu travmaları çalıştık. Geçmişteki o anne baba kavgalarını, arkadaşlarım tarafından dışlanmalarımı, terk edilmelerimi ve aldatılmalarımı çalışmak geçmiş hikâyemi yeniden değerlendirme şansı verdi. Bu çalışmaların bana kazandırdığı en önemli beceri ise ilişkilerimde sınır çizebilmek ve sağlıklı bağlanabilmekti. Önceden insanlara güvenemiyordum. O insanların beni terk edeceği veya aldatacağı inancı çok yoğun olduğu için içimde aşırı kıskançlık ve kontrol duyguları gelişiyordu. Kendime güvenimin gelmesi ve travmatik olaylara karşı duyarsızlaşabilme zaman içerisinde karşımdaki insanlara güvenebilme becerisini de kazanabilmemi sağladı. Sonuçta bu, daha sağlıklı ilişkiler kurmamı da beraberinde getirdi. Artık arkadaşlarımla çok daha rahat ilişkiler kurabiliyorum. Onlardan beklentilerim çok doğal ve makul sınırlara çekildi. Hatta kendimden beklentim de doğal ve makul sınırlara geldi. Çünkü önceden sürekli başarılı olma, hep doğruyu yapma, hiç yanlış yapmama zorunluluğu yaşıyordum. Başarı odaklı bir yaşam tarzım vardı. İlişkilerimi bile başarı açısından değerlendiriyordum. Yani ayrılık benim için bir başarısızlık gibiydi. Sonuçta hayatta başarı ne kadar güzelse başarısızlığın da o kadar insana deneyim kazandırdığının farkına vardım.

Şüphelerimden ilaç ve EMDR ile kurtuldum

Tedavi için başvurduğumda izlendiğimi düşünüyordum. Televizyonda benim hakkımda konuşulduğu, bana bir şeyler söylendiği tarzında düşüncelerim vardı. İnsanların benim hakkımda kötü düşündüğüne veya bana kötülük yapacaklarına inanıyordum. Tabi bu düşünce tarzı içinde mutsuzluk, hayattan tat alamama, hatta ölsem de kurtulsam dediğim oluyordu. Aslında benim hikâyem çocukken yaşadığımız travmatik bir olayla başlamıştı. Çevremdeki birçok insanı kaybettiğim bir olaydı bu. Okul hayatım alt üst olmuştu. Ailemde birtakım sorunlar yaşanmıştı. O süreçte kendimi güvende hissedememe, emniyette hissedememe duygularım gelişti. Bu güvende hissedememe duygusu zaman içesinde ilişkilerde de sorun yaşamama sebep oldu. Hatta çok kötü bir arkadaşlık deneyimi yaşadım. Ondan sonra ikili ilişkilerde de çok büyük güvensizlik yaşamaya hatta aşırı kıskanç ve şüpheci olmaya başladım. Zamanla bu düşüncelerimin şiddeti arttı ve artık her şeyden şüphelenmeye, çevredeki insanlardan şüphelenmeye başladım. Televizyondan bana mesaj geldiği şeklinde düşüncelere kadar şiddetli bir tablo yaşamaya başladım. Bunun üzerine psikiyatriste başvurdum. Psikiyatristim bir psikotik süreçte olduğumu ve hastaneye yatıp orada tedavi edilmem gerektiğini söyledi. Bir kliniğe yattım. İlaç tedavisi başlandı. Bir yandan travmalarım ve bu düşüncelerimle baş etme becerisi kazanabilmem için psikoterapi başlandı. EMDR terapisi ile geçmişteki bütün travmatik anılarımı çalıştık. Beni rahatsız eden olaylar, ilişkiler, kişiler ve senaryolar üzerine duyarsızlaştırma yapıldı. İlaç tedavisi ve psikoterapi desteği bu olumsuz düşüncelerin farkına varmamı sağladı. Düşüncelerim geriledi. Bunların yaşadığım hastalığın etkisiyle olduğunu anladım. İnsanlardan şüphelenmem ve alınmam geçti. Eskiden çok taktığım insanlar vardı yakın çevremde, onları artık kafama takmamaya başladım. Televizyondan mesaj gelme düşüncelerim tamamen kayboldu. Çok daha iyi olan tarafıysa, kendime güvenim arttı. Artık mutlu olmayı başarmaya başladım. İstemediğim şeyleri söylemeye başladım. Hayır diyebilmeyi başardım. Eşimle olan ilişkim çok daha kaliteli bir noktaya geldi. Şu an ilaç tedavisine devam ediyorum ve herhangi bir sıkıntım yok. Eskiden yıllarca ilaç tedavisi almış ancak bu düşüncelerden kurtulamamıştım. İlaç tedavisine ilaveten psikoterapi uygulaması benim son derece rahatlamamı sağladı ve bazı becerileri yeniden kazanmamı sağladı.

Kedilerden korkuyordum EMDR ile onlara dost oldum

Çok yoğun bir kedi korkusuyla tedaviye başvurdum. O kadar şiddetli bir kedi korkusu vardı ki kedinin bulunabileceğini düşündüğüm hiçbir yerde duramıyordum. Kedinin bulunma ihtimali olan herhangi bir yer benim oradan hemen kaçarak uzaklaşmama sebep oluyordu. Sokaklarda, araba altlarında, meydanlarda kedi var mı diye kontrol ediyordum. Kedi gördüğüm zaman yolumu değiştiriyordum. Kedinin en çok bacaklarımın arasında dolanması beni tiksindiriyor ve huylandırıyordu. Bundan dolayı kedinin olduğu yerlere girmek istemiyordum. Kediyi çok uzaktan görsem bile bana aşırı bir korku veriyordu. Hatta uzaktan görmeyi bırakın aklıma geldiği zaman bile o korkuyu yaşıyordum. Yaşadığım duygu korkuyla beraber bir iğrenme duygusuydu aynı zamanda. Sonra fobilerde EMDR terapisinin etkili olduğunu öğrendim. İnternetten Adnan Beye ulaştım. Adnan Beyle önce kedi fobisinin boyutunu konuştuk. Hangi durumlardan, hangi yerlerde olmaktan rahatsız olduğumu sordu. Genelde restoranda, yeşillik alanlarda, sokaklarda, kedinin olabileceği herhangi bir yerde aşırı bir korku yaşıyordum. O yüzden buralara gitme konusunda tedirgin oluyordum. Mesela ailemizle birlikte restorana gidiyoruz. Çok güzel bir gün. Çok hoş bir sohbet var. Ama bir kedi peydahlanırsa ben artık orada oturamaz hale geliyordum. Hatta sandalyenin üstüne çıkıyordum. Bütün aile oradan kalkıp gitmek zorunda kalıyorduk. Bütün günümüz mahvoluyordu. Adnan Beyle öncelikle hangi ortamlarda rahatsız olduğumu tespit ettik. Tetikleyici ortamları keşfettik. Sonra bu ortamlara yönelik EMDR terapisi, duyarsızlaştırma çalışmasına başladık. Çok değil, 7-8 seans sonrasında artık restoranda çok rahat oturmaya başladım. Artık yeşillik alanlarda, açık alanlarda çok daha rahattım. Eskiden buralarda kesinlikle rahat oturamıyordum. Sürekli etrafı bir kedi gelir mi diye gözetliyordum. Sokaklarda giderken sürekli arabaların altlarına veya çevresine bakıyordum ama artık oralara bakmayı da bıraktım. Sadece hafif düzeyde kedinin bacaklarıma dokunması noktasında iğrenme duyarlılığım kalmıştı ancak o da benim kaçınmam için bir sebep değil artık. Onun haricinde bütün alanlarda rahat bir şekilde oturabiliyor, kediyi görsem bile oradan kalkmamayı başarabiliyorum.

Kumar bağımlılığım, travmalarım ve EMDR Terapisi

Başvurma sebebim internet vasıtasıyla aşırı kumar oynama, oyunlara dalmaydı. Nişanlılık döneminde şirketimizin işleri kötü gitmeye başlayınca yakın bir zamanda evleneceğimden dolayı “Nasıl para bulabiliriz, borçlarımızı nasıl öderiz?” kaygısı içine girip bir anda bu borçları telafi etmek amacıyla kendimi internette oyun oynar buldum. Zaman içerisinde o telafi etme çabası, oyundan kaynaklanan kayıpları da telafi etme çabasına dönüştü. Bir dipsiz kuyu oluştu ve ben çok yoğun bir şekilde oynamaya başladım. O dönemde kumar oynadığımın anlaşılmaması için birçok insandan borç almaya başladım. Bir taraftan aşırı kumar oynuyor bir taraftan da gitgide borçlanıyordum. Çok büyük bir miktar kaybedince ailem tarafından bu durum anlaşıldı. Bu anlaşılınca bütün hayatım alt üst oldu. Çevremdeki insanlara olan kredim sıfırlandı. Bütün itibarımı kaybettim. Tabi ki bu kaybın verdiği etkiyle büyük bir borç yükünün altına girmiş oldum. Adnan Beye geldiğimde, kumar oynamamın arka planında beynimde çözemediğim birtakım bilinçaltı ve bilinç düzeyinde çatışmaların olduğunu, birtakım duygusal ihtiyaçlarımı karşılamak için kumar oynamaya başladığımı keşfettim. Şöyle ki işler iyi gitmediği zaman veya birtakım borçlar olduğunda para yetmediği zamanlarda aşırı yetersiz, değersiz ve güçsüz hissetmeye başlamış, bu yetersizlik ve güçsüzlük halimi telafi etmek için de kumar oynamaya başlamıştım. Yani sonuçta çok para kazanacak, bütün borçlarımı ödeyecek ve kendimi bu şekilde güçlü ve değerli hissetmiş olacaktım. Ancak oynadıkça dipsiz kuyu oluştu ve bu tabi bende çok daha derin güçsüzlük ve değersizlik duygusuna dönüştü. Daha sonra terapiler ilerledikçe aslında bu değersizlik algısının çocukluk çağından geldiğini, aile ortamında yaşamış olduğum birtakım çatışmaların, okulda yaşamış olduğum birtakım travmatik olayların kendimi değersiz gibi hissetmeme yol açtığını fark ettim. Bunun da ilerleyen süreçte hep bir şeyler kazanma, bir şeylere sahip olma, başarılı olma noktasında sürekli çaba sarf etmek durumunda kalmama neden olduğunu keşfettim. Çocukken yaşamış olduğum bu travmatik zemin üzerine evliliğim gündeme geldiğinde bu yetersizlik ve değersizlik duygusunun depreştiğini ve bu panikle telafi etme çabasına giriştiğimi ve kumar oynamaya başladığımı anlamış oldum. EMDR terapisiyle önce geçmişteki travmalarımı çalıştık. Daha sonra kumar oynayıp parayı kaybettikten sonra yaşamış olduğum travmatik deneyimler üzerine çalıştık. Çünkü mesela bir defasında çok fazla para kaybetmiştim. O kayıplarım beni için bir travmaya dönüşmüştü. Borcumu ödemek için birilerinden borç almıştım. Borç aldığım kişilerle yaşadığım sorunlar benim için travmaya dönüşmüştü. Kumar öncesi travmalarımla kumarın oluşturmuş olduğu travmalara odaklanarak bir EMDR terapi sürecinden geçtim. Bu travmalarımı çalıştıkça, travmalarımdan kurtuldukça o oynama duygusunun yavaş yavaş gerilediğini, kendime olan güvenimin arttığını hissettim. Çok uzun bir zaman olmasına rağmen artık kumar oynama istediği içimden hiç gelmiyor. Kumar oynamamayı veya para kazanmamayı bir güçsüzlük ve değersizlik olarak okumamam gerektiğini öğrendim. Sonuçta şu anda bir iş üzerine çalışıyorum, ailemle ilişkimi düzeltmeye çalışıyorum, sorumluluk almaya çalışıyorum. Sorumluluktan kaçmak yerine sorumlulukların üzerine gitmenin, yüzleşmenin insanı çok daha güçlü kılacağını öğrendim. Bu benim için belki çok büyük bir kriz dönemi oldu ama EMDR terapisi sayesinde bu kriz benim için bir fırsata dönüştü.

Kumar için tedaviye başvurmam hayatımda verdiğim en doğru karardı

Eski maillerimi temizlerken gördüm bu mailleri yaklaşık 2 yıl geçmiş üzerinden bir şeyler yazmak istedim. Aslında aklımda vardı teşekkür niteliğinde bir şeyler yazmak kısmet bugüneymiş. Size ilk geldiğimde kumar olayını hayatımdan çıkarmak ve bu baş belasından kendi çabalarımla kurtulamadığım için gelmiştim. Hayatımda verdiğim en doğru kararlardan biriydi . Yaklaşık 2,5 sene olmuş kumar oynamayalı . Size ilk geldiğimde maddi manevi bir çok değeri kaybederek gelmiştim ve yaklaşık 100.000 den fazla borç, dağılması kesin bir aile, biten umutsuz bir gelecek elimde olan tek şeydi. Bugüne geldiğimde en büyük destekçim olan eşim daha sonra aramıza katılan kızım … ve tüm ailem o günleri hiç yaşanmamış gibiyiz Borçlarımın çoğunu ödedim. Ailemi ve kızımı hiç bir şeyden mahrum etmeyerek büyütüyor olmak gerçekten çok huzur verici bir şey.

Travmalar ilişkimizi sabote ediyordu İmdadımıza EMDR yetişti

Adnan Beye eşimle başvurduk. Eşimle sürekli tartışıyor, aşırı öfkeli ve yıkıcı süreçler yaşıyorduk. Bu, ilişkimizi çok zedeler hale gelmişti. Birbirimize kavgalar esnasında ağza alınmayacak laflar ediyor, çok aşağılayıcı, küçümseyici davranışlarda bulunuyorduk. İlişkimiz iyice bu kavga sarmalı içerisine girmişti. Konuşamaz hale gelmiştik. Konuştuğumuz zaman da hemen parlıyorduk. İlk seanslarda çatışma etkenlerini belirledik. Çatışmanın en temel etkenleri farklılıklarımızdı. Terapistimiz bizim şunu fark etmemizi sağladı ki bu bence en önemli unsurdu: “Hepimiz doğal olarak farklıyız. Bizi kavgaya sürükleyen farklılıklarımız değil bu farklılıklarımızı yönetememekti.” Farklılıklarımızı kendimiz için birer külfet olarak görüyorduk. Onları okumamızda yanlışlıklar vardı. Bu durum bizim birbirimizi anlamamızı, dinlememizi, konuşmamızı ve sağlıklı bir iletişim kurmamızı engelliyordu. Farklılıklar sebebiyle ortaya çıkan tartışmalarda ben kendimi güçsüz ve yetersiz eşim ise değersiz hissediyordu. Hal böyle olunca duygusal ihtiyaçlarımızı karşılayamıyor, birbirimizi besleyemiyorduk. Sonunda duygusal banka hesabımız boşalmış ve ilişkimiz iflasa sürüklenmişti. İlk seanslar bunların farkına varmamızla geçti. Geçmişte yaşadığımız travmalar duygusal ihtiyaçlarımızın temel etkeniydi. Farklılıklarımızı yanlış yorumlamamız geçmişten gelen duyarlılıklarımıza dokunuyor, bizi hayal kırıklığına sevk ediyor, inancımızı zedeliyor ve günden güne ilişkimizi sabote ediyordu. İçimizde birikmiş olan öfke beden dilimizi ve söylemlerimizi sertleştirmişti. Her söylediğimiz söz adeta bir taş gibi birbirimizin yüzüne vuruyor ve ruhumuzu kanatıyordu. İlişki terapisine başlanması gerektiğini ancak bu sabotajın ortadan kaldırılmaması halinde ilişki terapisinin kavgayı, tartışmayı daha çok körükleyebileceği endişesinden dolayı hem bireysel travmalarımız hem de ilişkimiz için bir planlama yapıldı. Eşim ve ben bir taraftan geçmiş travmatik deneyimlerimiz için bir terapi sürecine girdik. Bu süreçte EMDR terapisi ile geçmişi temizlemeye çalıştık. Her çalıştığımız travma ilişkimizi geçmişin gölgesinden kurtarıyordu. Travmalarımız işlemlendikçe ilişkimizde bir rahatlama hissediyorduk. Tetiklenmelerimiz, çatışmalarımızın sayısı ve şiddeti azaldı. Bizi sabote eden o yoğun duygu yavaş yavaş yok olmaya başladı. Öte yandan ilişki terapilerinde belirlediğimiz stratejileri uygulamaya başladık. Farklılıklar ve sorumluluklar noktasında uzlaşmayı başardık. Güzel konuşmayı ve birbirimize güzel bakmayı öğrendik. Aramızdaki güven yeniden tesis edildi. Birbirimize çok daha sıkı bir şekilde bağlandık. Ortak hedefler ve hayaller belirledik.

SORU SOR!

DANIŞMAK İSTEDİĞİNİZ KONUYU GÖNDEREBİLİRSİNİZ
GSM: 0 (530) 545 54 64
E-posta: bilgi@adnancoban.com.tr
Telefon: 0(212) 291 53 18
Adres: Teşvikiye Cad. Çevre Apt. No:35
Kat:1 Daire:1 Nişantaşı/İstanbul