AİLE İÇİ İSTİSMAR

AİLE İÇİ İSTİSMAR

AİLE İÇİ İSTİSMAR

“Ben suçluyum… Annemi koruyamadım…”
“Bütün bu olanlar benim yüzümden”
“Nefret ediyorum”
“Yardım edemiyorum… Çaresizim”
“Lütfen babamı/annemi  bana kötüleme… Ben taraf olamam ki”

İstismar, yetişkin tarafından bilerek veya bilmeyerek yapılan çocuğun fiziksel, ruhsal, psikolojik, sosyal gelişimini olumsuz etkileyen  davranışlara denir.

Aile içinde birinin diğerine zarar verecek davranışlarda bulunmasına aile içi istismar denmektedir. Çocuk istismarı,  fiziksel, cinsel, duygusal  olmak üzere üç şekilde gruplandırılabilir. Yapılan araştırmalar, eşleri tarafından şiddete maruz kalan kadınların  kendi çocuklarına ağır cezalar uyguladığını, kötü muamele de bulunduğunu göstermektedir. Aile içi istismara tanık olan çocuklarda, davranış bozukluğu ve gelişmede gerilik görülebilir.

Aile içerisinde çocuklar şiddetten çok fazla etkilenmektedir. Aile içinde şiddete tanık olan çocuk, korkusunu, kızgınlığını, üzüntüsünü göstermeme çabası içerisine girebilir. Aile üyelerinin çocukla bu durumu ve duygularını konuşması önemlidir. Çocuğa güven verilmelidir.

Şiddete tanık olan çocuk, şiddetten dolayı kendisini suçlayabilir, kendisini sorumlu tutabilir. Bu süreçte, anne babanın açık ve net bir dille bu durumun çocukla ilgili olmadığını ona söylemesi önem taşımaktadır. Bunun yanı sıra, çocuk anneyi veya babayı da suçlayabilir. Bu durumda, yargılamadan, eleştirmeden, savunmadan dinlenilmelidir.
Aile içinde şiddete tanık olan çocuk, şiddet göstermeye başlayabilir. Örneğin; arkadaşına vurabilir, canını acıtabilir vb. Şiddetin yanlış bir davranış olduğu anlatılmalı, duygularını ifade etme yolları, yaşadığı bu yoğun duygu ile nasıl baş edeceği ile ilgili yönlendirmelerin yapılması önemlidir.

Aile,  çocuğa taşıyamayacağı yükleri vermemelidir. Örneğin; şiddete maruz kalan ebeveynin çocuktan yardım istemesi, çocuğun taraf tutmasını istemesi, ara bulmasını istemesi, eş ile kurulan iletişimi çocukla sağlamaya çalışmak vb. Çocuk bu taşıyamayacağı yükler karşısında ezilir. Bunu bir görev gibi düşünen çocuk, gerçekleştirmediği durumlar karşısında yoğun bir suçluluk duyabilir.

FİZİKSEL İSTİSMAR
Çocuğun ailesi tarafından yeterince gözetilmemesi, kaza dışı nedenlerle yaralanması gibi durumları içine almaktadır. Çocuğun fiziksel olarak zarar görmesi ile açığa çıkmaktadır.  Fiziksel istismar, vurma, tekmeleme, boğazını sıkma ve bıçaklama vb. Sıklıkla başvuru esnasında nasıl meydana geldiği bilinmeyen morarmalarla görülmektedir.  Yanıklar, kesici travmalar, zehirlenmeler daha az sıklıkla görülebilir.

DUYGUSAL İSTİSMAR
Çocuk veya gencin ihtiyaç duyduğu ilgi, sevgi ve bakımdan mahrum bırakılarak, kendisini etkileyen tutum ve davranışlara maruz kalmasıdır. Çocuğun psikolojik olarak sözel yolla (azarlama, hakaret, küçümseme, tehdit etme, suçlama alay etme vb.) ihmal edilmesidir. Çocuğun yakın çevresinden güç sahibi olan kişi ve kişiler tarafından gerçekleştirilir. Bu çocuklarda, aileden uzaklaşma, kaygı, bağımlı kişilik, değersizlik duyguları, saldırgan davranışlar görülebilir. Araştırmalar, duygusal istismara bağlı hasarların  fiziksel istismara göre daha örseleyici olduğunu ortaya koymaktadır.

İHMAL
Çocuğa bakmakla yükümlü olan kişinin çocuğun ihtiyaçlarını karşılamaması veya bu ihtiyaçları dikkate almamasıdır. Bu ihtiyaçlar sağlık, eğitim, duygusal gelişim, beslenme, barınma ve güvenli yaşam şartlarıdır. İhmal çocuklara yapılan kötü muamelenin en yaygın şeklidir. İhmal görünür bir iz bırakmadığı için sıklıkla  görmez gelinir. Yapılan çalışmalar, ihmalin de istismar gibi çocuğun fiziksel, psikolojik gelişimine zarar verdiğini göstermektedir.

Neler Çocuk İhmalidir?

  • Çocuğun duygusal gereksinimlerini karşılamamak (yetersiz ilgi ve şefkat),
  • Bakımını yapmamak (kirli, aç kalması),
  • Çalıştırmak,
  • Okula gönderilmemesi, okula devamlılığının sağlanmaması
  • Çocuğun korunmaması
  • Yalnız bırakılması
  • Tıbbi ihtiyaçlarını karşılamamak,
  • Aile içi kötü muamele (sözel ve fiziksel  şiddet)
  • Çocuğa cinsel olarak taciz ve tecavüzde bulunmak,
  • Çocuk pornografisi
  • Alkol ve/veya uyuşturucu kullanmasına izin vermek
  • Çocuğun suç işleme, aşırı saldırganlık gibi uyumsuz davranışlarına destek olmak veya izin vermek

  Çocuk ihmali Nedenleri

  • Sosyo-ekonomik koşulların yetersizliği
  • Sosyal destek yetersizliği
  • Özdeşim kurulan kişilerin yetersizliği
  • Ebeveynin çocuk gelişimi konusunda yetersiz bilgisi,
  • Ailede stres düzeyinin yüksekliği
  • Aile içi şiddet
  • İhmal eden ebeveyn veya bakıcının geçmişte kötü muamele görmüş olması
  • Ebeveyn veya bakıcının madde bağımlılığı

İhmale Maruz Kalan Çocuktaki Değişiklikler

  • Okuldan kaçma
  • Yalan söyleme, çalma
  • Öz bakımında değişiklikler (kirli giyinme, yıkanmama)
  • Zayıflık (aç bırakılma)
  • Kendine zarar verme ve intihar eğilimi
  • Alkol veya madde kullanma
  • Yanlızlık ve korunmasızlık hissi
  • Depresyon
  • Öfke
  • Şiddet eğilimi
  • Kendine güven sorunu
  • Öğrenme güçlüğü
  • Davranış problemleri
  • Akranlarla ve çevre ile iletişimde başarısızlık
  • Ciddi sağlık problemleri
  • İlgi görebilmek için sağlık problemi yaratma eğilimi

ENSEST
Ensest, biyolojik olarak akrabalığı olan aile üyeleri arasındaki ilişki olarak ifade edilmektedir. Ensest vakaları suçluluk, utanma, dışlanma korkuları nedeniyle durumu dile getirmemektedir. Yapılan çalışmalar, vakalarının büyük çoğunluğunu  baba tarafından enseste uğrayanların oluşturduğunu göstermektedir.

Ensest ve Risk Faktörleri
-Alkol veya madde bağımlığı olan baba
-Şüpheci veya bağnaz baba
-Otoriter baba
-Annenin olmayışı
-Koruyucu güç olmayı beceremeyen anne
-Anne babanın cinsel yaşantıları ile ilgili sorunları
-Kız çocukta baştan çıkarıcı tavırların varlığı
-Ebeveynin yabancı kişilere karşı Paranoid ve düşmanca tutumu
-Anne, babanın kendi ailelerinde ensest ilişkiler
-Babanın ergenlik döneminde kızını aşırı kıskanması

Ensestin Çocuk Üzerindeki Etkileri
-Çocuğun saldırganla ilişkisi
-Seksüel aktivitenin şekli
-Fiziksel zarara
-Şiddet kullanımına
-Çocuğun yaşı ve gelişim dönemine
-Travma öncesi psikolojik gelişimine
-Ailenin olaya verdiği tepkiye göre değişmektedir.

CİNSEL İSTİSMAR
Psikososyal gelişimini tamamlamamış bir çocuğun ergen veya yetişkin tarafından zorlama, kandırma, rüşvet, korkutma, tehdit baskı yolları ile  cinsel doyum için kullanılmasıdır. Cinsel istismar, oral-genital, genital temasla olabileceği gibi, röntgencilik, teşhircilik, çocuğu pornografide kullanmak şeklinde de olabilir. Cinsel istismar, tecavüz, zorla cinsel ilişki kurma, müstehcen yayın izletme vb. Çocuğun ilk başvurusunda, davranış bozuklukları, uyku bozuklukları, karın ağrısı, korkular, anti sosyal davranışlar, intihar girişimi  görülebilir. Cinsel istismarın en özgün bulguları arasında, genital kanama, cinsel yolla bulaşan hastalıklardır sayılabilir. Yapılan bir çalışmada aile içi cinsel kötüye kullanım %1.4 olarak bulunmuştur. Bazı çalışmalar, küçük yaşlarda cinsel istismarın başlamasının çocuk üzerinde daha olumsuz etkilerinin olduğunu ortaya koyarken, bazı çalışmalar ise bu sonucu desteklememektedir. Yapılan araştırmalar, kız çocukların erkek çocuklara göre daha sık cinsel kötüye kullanıma uğradıklarını göstermektedir.

Sıklık ve Yaygınlık
Yapılan çalışmalar kız çocuklarının erkek çocuklarına göre daha sık cinsel kötüye kullanıma uğradığını göstermektedir. Yapılan bir çalışmada taciz yapan %14 olguda yabancı, %28 olguda aile içi bir birey, %58 olguda ise çocuğu tanıyan ancak aileden olmayan birisi olduğu bulunmuştur. Cinsel kötüye kullanım %5-15 gibi düşük oranlarda kadınlar tarafından yapılmaktadır. Yapılan başka bir araştırmada aile içi cinsel kötüye kullanımın %75' inin baba (%46) veya üvey baba (%27) tarafından yapıldığını bulunmuştur. Kızlar daha sık aile içinde, erkekler daha çok aile dışındaki kişiler tarafından cinsel kötüye kullanıma uğramaktadırlar . Çocuk ile istismar eden arasındaki yakınlık derecesi fazla (baba, anne, ağabey, amca vs.) ve arasındaki yaş farkı fazla ise olumsuz etkilenme daha büyük oranda olmaktadır . Cinsel kötüye kullanım sırasında şiddetin kullanılması, uzun süreden beri olması ve sık aralıklarla olması çocuğun daha fazla olumsuz etkilenmesine yol açmaktadır .

Cinsel istismara uğramış çocukların aileleri ile yapılan çalışmada kalabalık, fiziksel şiddetin uygulandığı, sosyo ekonomik düzeyin düşük olduğu, güvenli bağ olmayan ailelerde daha sıklıkla olduğunu göstermektedir. Cinsel istismara uğrayan çocuklarla yapılan çalışmalarda özellikle annenin yokluğu, yetersizliği, koruyucu olamaması özellikleri bulunmuştur.

Ebeveynlerden birinde psikiyatrik bir bozukluk  veya kişilik bozukluğunun bulunması nın yanısıra çocukta psikiyatrik bozukluğun olması da cinsel kötüye kullanım riskini arttırmaktadır.

Cinsel İstismara neden olan etkenler
Psikososyal,  Kültürel ve Kişisel, Psikolojik olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

Psikososyal ve Kültürel Etkenler
-Medya programları
-Hukuki yaptırımların zayıf ve yetersiz olması
-Kültürel ve ahlaki normlar (duyguları cinsel yolla ifade etmeyi öğreten normlar, mastürbasyonu bastıran normlar)
-Pornografi ye kolay ulaşılır olması.
-Aile içinde sınırların mahremiyetin bozulmuş olması.

Kişisel ve Psikolojik Etkenler
-Reddedilme ve yetersizlik korkusu
-Saldırganın güçlü olma ve kontrol etme ihtiyacı
-Alternatif cinsel doyum kaynaklarının ulaşılamaz olması veya tatmin etmemesi
-Alkol yada madde bağımlılığı
-Aile içi şiddet, annenin yoksunluğu, aile içi ilişkilerin uzak olması
-Psikolojik sıkıntılar (depresyon, kaygı vb.)

Cinsel İstismar ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
Aile içi veya aile dışı şiddete maruz kalma çocuğun psikolojik, sosyal ve bilişsel gelişimi olumsuz etkilemektedir.

Psikolojik Belirtiler
-Depresyon (izolasyon, suçluluk, gelecek ile ilgili olumsuz düşünceler  vb. )
-Agorofobi
-Sosyal Fobi
-Obsesif Kompulsif Bozukluk
-Travma sonrası stres bozukluğu
-Kaygı
-Korku
-Öfke
-Kendine güvensizlik
-Uyku ve yeme bozuklukları
-Bedensel yakınmalar
-Kabuslar
-Dikkat Eksikliği
-Disosiyatif Bozukluklar (unutkanlık, amnezi, hayal kurma, hayali arkadaş olması, uykuda yürüme)

Davranışsal Belirtiler
-Korku ve kaçınma (bazı yerlerden bazı kişilerden kaçınmak)
-Temizliğe aşırı düşkünlük veya temizliği ihmal etme
-Tuvalet eğitiminde bozulma (Enürezis, enkoprezis)
-Parmak emme, tırnak yeme
-Okul ve disiplin sorunları
-Suça yönelme
-Yalan söyleme, çalma
-Madde bağımlılığı
-İntihar girişimleri  ve kendine zarar verme
-Evden kaçma
-Regresif davranışlar
-Cinsel içerikli oyunlar oynamak
-Yetişkinlerin cinsel davranışlarını taklit etmek
-Cinsel içerikli sözcük ve davranışlarda artma (cinsel organları gösterme, cinsel organları ile aşırı fiziksel uğraş veya açık masturbasyon)
-Cinsel konularla aşırı uğraşma
-Cinsel saldırganlık
-Hamile kalma

Fiziksel Belirtiler
-Karın ve baş ağrısı
-Kusma
-İştah azalması
-Dudak, ağız veya genital anal bölgelerinde ağrı, şişme, kızarma, iltihap, cinsel yolla geçen hastalıklar
-İdrar yolu enfeksiyonları
-Yürüme oturmada güçlük

Cinsel İstismarı Önleme Çalışmalarında Neler Yapılabilir?
Cinsel istismara uğramış yaşı küçük olan çocuklar olayın ne olduğunu anlamayabilir ve anlatamayabilir. Bu durumu kimseye anlatmaması gerektiği ile ilgili tehdit edilmiş ve rüşvet verilmiş olabilir. Çocuklar, utandıkları, cezalandırılmaktan korktukları, kimsenin kendisine inanmayacağını düşündükleri için, sevdiği insanların sorun yaşayacağı korkusu ile bu durumu söylemezler. Kendilerini suçlayabilirler, kötü olduklarına  ve istismarın da bu yüzden bir ceza olduğuna inanabilirler. Bir yandan cinsel istismar yolu ile verilen ilgiden ve duygudan dolayı kafaları karışmış olabilir. Çocuk ve ergenlerle yapılan çalışmalarda, anne babanın eğitilmesi, uzmanlarla işbirliği yapılması önemlidir.
Çocuğa güvenliğini sağlamayı, sınır koymayı, bedenini korumayı, yardım istemeyi, hayır demeyi, cinsel istismarın kendi suçu olmadığını, cinsel organına dokunan bir kişi olduğunda “sır saklamamasını”   bu durumun paylaşmasını  öğretmek ve bu konuda bilgilendirmek gereklidir.

Çocuktan anamnez alınırken  cinsel kötüye kullanım şüphesi uyandıran ifadelerin, davranışların ve bulguların uzmanlar tarafından dikkatle değerlendirmesi gerekmektedir. Cinsel kötüye kullanım açısından erken önlemlerin alınması, ve tedavi çocuğu ileriye yönelik olumsuz etkilerden koruyacaktır.

Cinsel istismar çocuğun bedensel bütünlüğünün yanı sıra psikolojik bütünlüğünü de zedeleyen bir olaydır. Bu sorunun tanımlanması önüne geçilmesi için ailelere ve halka yönelik eğitim programlarının oluşturulması, okullarda,  basın yayın organlarını kullanarak çocuğun ailesini istismarla ilgili haberdar etmesine yönelik bilgilendirme toplantılarının  yapılması önemlidir. Çocuğa yönelik istismar konusunda psikolog, psikiyatrist, pedagog, sosyal hizmet uzmanı, hukukçuların bir ekip olarak çalışması, işbirliği için de olması çocuğun sağlıklı gelişimine katkıda bulunacaktır.

 Etiketler : Aile İçi İstismar, Fiziksel İstismar, Duygusal İstismar, Ensest, Cinsel İstismar