Teşvikiye Cad. Çevre Apt. No:35 Kat:1 Daire:1 Nişantaşı/İstanbul
0 (212) 291 53 18



Kapat
0212 291 53 18 bilgi@htagrup.com

Depresyona Biz Nasıl Yaklaşıyoruz?

Depresyonun klasik tedavisinde ilaç tedavisi olmazsa olmazdır. Özellikle orta ve ileri derece şiddetli depresyonda mutlaka ilaç tedavisini devreye sokmamız gerekiyor. Ama beraberinde kişinin depresyona meyletmesine sebep olan birtakım düşünce sorunları varsa mesela kişi kendisini hep yetersiz, değersiz, eksik gibi hissetmeye meyilliyse veya hayat anlamsız, dünya boştur, dünyada bir şey yapmaya değmez, yapsan da işe yaramaz gibi inancını kaybetmiş umutsuzluk, ümitsizlik girdabına kapılmış olan insanlarda depresif durum daha fazla görülüyor. Aşırı mükemmeliyetçi, her şey tam olmalı, dört dörtlük olmalı, en ufak bir eksiklik olmamalı şeklinde düşünen insanlar da depresyona daha meyilli oluyor. Bunların da ardında travma faktörü var. İnsan beyninde canlılığı muhafaza ettiren ve insanın kognisyonlarını, yani bilişsel tanımlamalarını (bunlara şemalar ve inançlar diyoruz), negatif yöne eviren travmalar var. Onlar orada olduğu sürece kişi sürekli bunları düşünmeye meyilli oluyor. O zaman da sıklıkla depresif bir tabloyla karşı karşıya kalabiliyor. O zaman ne yapmak gerekiyor? Hem ilaç tedavisi uygulamak hem de bu olumsuz inançları ve düşünce kalıplarını düzeltecek, yok edecek, devre dışı bırakacak, olumluları yerine koyacak bir terapi desteğini mutlaka kişiye vermemiz gerekiyor. Adnan Çoban Klinik olarak bizim genel yaklaşımımımız mutlaka o klasik destekleyici terapilerle birlikte klasik ilaç tedavisini düzenlemektir. Çünkü önce emniyeti ele almamız lazım. Hastaların emniyeti bizim için önemli. Ki depresyonda da en çok kişinin intihar etmesi ve hayatını kaybetmesi en çok korktuğumuz durumdur. O zaman depresyon tablosunda bu var mı sorgularız. Yapılması gereken ne varsa yapmamız gerekir orda tıbbi olarak. Yani duygusal davranmamalıyız. Hastanın yatması gerekiyorsa, bir klinikte müşahede altına alınması gerekiyorsa, onun için daha emniyetli olacaksa yapmalıyız. Genelde insanlar klinikte yatmaya çok büyük anlamlar yüklüyorlar ama artık depresyona da bir klasik tıbbi rahatsızlık kategorisinde düşünmek gerekiyor. Gerçekten de öyle. Vücutta insülin seviyesi düştüğü zaman şeker hastalığı oluyor. Serotonin düştüğü zaman ise depresyon gibi birtakım ruhsal sorunlar oluyor. Olaya bu şekilde bakmak çok önemli. Ama bunun yanında ben depresyona meylettiren bir kişilik özelliği var mı, sorunu var mı ve geçmişte yaşadığı ve unutamadığı hala kendisini etkileyen travmaları var mı bunları tespit edip, üzerine yoğunlaşıp kişiyi bu travmaların esaretinden kurtaracak EMDR terapisini devreye sokuyorum. Bizim buradaki amacımız bu zemini düzeltmek. İkide bir kişiyi depresyona sokan o zemini düzelttiğimizde kişinin güçlenmesi söz konusu oluyor. O zaman depresyon riskini de kişinin kendi hayatı içinde azaltmış oluyoruz. Fakat bizim burada es geçmememiz gerektiğini düşündüğümüz bir şey daha var. O da depresyonun kendisinin de bir travmatik etkene dönüşmesi. Yani kişi ilk depresyonu yaşadığı anı ve ya süreci, tabloyu veya depresyonun en şiddetli olduğu dönemleri düşündüğünde de müthiş bir ümitsizlik ve mutsuzluk durumuna, halsiz, yorgun, bitkin, enerjisi kesilmiş bir duruma gelebiliyor. O zaman ne yapıyoruz? Depresyona karşı da kişiyi duyarsızlaştırıyoruz. “Çünkü sonuçta depresyon tamamen tedavi edilebilir, geçici bir durumdur. Yapabileceğimiz çok şey var. Onları devreye soktuğumuzda kişi bundan kurtulabilir.” Mantığını kişiye kazandırarak depresyondan korkusunu da bu şekilde çözmüş oluyoruz. Sonuç olarak depresyon tedavisinde; ilaç tedavisi + geçmiş travmaları varsa travmaların çözümlenmesi, kişinin kendisiyle, dünyayla ilgili negatif inançlarının ortadan kaldırılması ve depresyona olan aşırı duyarlılığının çözülmesi hem depresyonun tedavi edilmesine hem de bir daha nüks etmesi noktasında çok önemli bir tedavi protokolü olarak karşımıza çıkıyor.

GSM: 0 (530) 545 54 64
E-posta: bilgi@adnancoban.com.tr
Telefon: 0(212) 291 53 18
Adres: Teşvikiye Cad. Çevre Apt. No:35
Kat:1 Daire:1 Nişantaşı/İstanbul