Dini Takıntılar İbadetten Uzaklaştırıyor

Makaleler

Dini Takıntılar İbadetten Uzaklaştırıyor

İstenmeden gelen ve kişiyi rahatsız eden düşüncelere takıntı adı verilir. Bu düşünceler zihnin davetsiz misafirleridir. Beyin tıpkı karaciğerin toksik maddeleri vücuttan uzaklaştırdığı gibi “toksik düşünceleri” yani takıntıları zihinden uzaklaştırır veya oluşmasını önler. Ancak kimyasal dengesi bozulduğunda bu işlevini tam olarak yerine getiremez ve takıntılar başlar.

Takıntılar temizlik, cinsellik, bedensel ve dini içerikli olabilir. Dini içerikli olanlara dini terminolojide “vesvese” adı da verilir. Yaratıcıya, peygambere veya kutsal varlıklara küfür şeklinde belirebilir. Kişinin içinden elinde olmadan inkâr düşünceleri geçer. Bunlar çok acı vericidir. Kişi imanının zayıfladığını, dinden uzaklaştığını düşünmeye başlar. Yoğun bir suçluluk ve günahkarlık duyar. Dini takıntılar ibadet hayatına etkilerini ifrat-tefrit şeklinde gösterir. Kişi ya günahkarlık duygusunun giderilmesi ve affedilmesi için aşırı namaz kılar, sürekli “estağfirullah”, “tövbe tövbe” diyerek tespih çeker ya da ibadet yapmaktan tamamıyla uzaklaşır. Bu takıntılar sebebiyle bazıları gününün %80’ini ibadetle geçirir, yemekten içmekten kesilirler, zayıf düşerler ve hayattan kopma noktasına gelir. Bazıları ise ibadet yapmaktan çekinmeye, çok istediği halde eline kuran almamaya, dua etmemeye, camiye gitmemeye, namaz kılmamaya başlar. Bu durum yaşanan ıstırabı daha da artırır. Cami imamı olup da sırf bu takıntılardan dolayı mesleği bırakma noktasına gelen kişiler vardır.  

Neler Yapılmalı?
Öncelikle bunun bir beyin hastalığı olduğunu ve kişinin imanıyla veya maneviyatıyla ilgili olmadığını bilmek gerekir. Böyle bir durumda hemen bir psikiyatri uzmanına başvurulmalıdır. Bu konuda ilaç tedavileri son derece başarılıdır. Beraberinde psikoterapi uygulaması tedavi şansını %90’lara ulaştırmaktadır.