Özgül Fobilerde Kesin Çare: EMDR

Makaleler

Özgül Fobilerde Kesin Çare: EMDR

Özgül fobi bir duruma, ortama veya nesneye karşı duyulan korku halidir. Fobik kişiler korkularının mantıksız olduğunu bilirler, ancak korkmaktan kendilerini alamazlar. Korktukları için de kaçınma davranışı gösterirler. 
Genelde görünen fobiler şunlardır:

Kapalı Yer Korkusu (Agorafobi): Açık alanlardan, seyahat etmekten ve kalabalık ortamlardan kaçınma durumudur. Kaçma imkanı olmadığı düşünülen kalabalık ve kapalı yerler dehşet verici olarak algılanır. 

Akrofobi (Yükseklik Korkusu
Yüksek yerlerden korkma olarak tanımlanır. Sıklıkla uçma korkusu ile karıştırılır. Akrofobi çok daha genel bir korkudur. Fobinin derecesine bağlı olarak, akrofobik bir kişi bir binanın yüksek katlarında olmaktan merdiven tırmanmaya kadar yükseklikle ilgili birçok şeyden korkabilir. Yükseklik korkusu bazen baş dönmesiyle karıştırılır. Çünkü akrofobi baş dönmesi şeklinde kendini gösterir. Kişi yükseğe çıktığında öncelikle paniklemeye başlar ve etrafında tutunabileceği bir şeyler arar. Kendi denge duygusuna güvenmez. Böyle bir durumda genellikle acilen aşağı inmeye çalışır, dört ayağı üzerinde emeklemeye başlar ya da diz üstü çöker. 

Böcek Fobisi
Fobiler en yaygın psikolojik rahatsızlıklar, böcek fobileri de en yaygın fobiler arasındadır. Kişiler böcek korkularından dolayı kendilerini evlerine hapsedebilirler. Böcek fobileri yaşamın herhangi bir döneminde herhangi bir böcek türüyle yaşanan bir travmadan dolayı ortaya çıkabilmektedir. Örneğin, arı sokmasına alerjisi olan birini arı sokmuşsa ve kişi bundan çok etkilenmişse, bu kişide tüm böceklere karşı korku gelişebilir. Böcek fobisinin ebeveynlerden öğrenilmesi sık rastlanılan bir durumdur. Anne babasının böceklere yaklaşımı, çocuğun da aynı tarzda yaklaşımına sebep olabilmektedir. 

Böcek fobisine sebebiyet veren bu nedenler dışında ailesinde bu tür bir korku olmayan ancak geçmişinde travma yaşamış kişilerde de bu fobinin ortaya çıkması mümkündür. Yaşanmış travmatik olayların böcekler dışında herhangi bir durumla da ilgili olabildiği ve kaygı fazlalığının bu fobide kendini ifade ettiği durumlarla da karşılaşmaktayız.

Diş Hekimi Korkusu
Diş hekimi korkusu olan kimseler ya sürekli dişleri ve dişçileri ile ilgili düşünürler veya bu tip konuları düşünmekten aşırı düzeyde kaçınırlar. Bazı kişilerde diş hekimi fobisi gelişmesinin altında tecrübesiz diş hekimlerine gitmiş olmaları ve olumsuz deneyimler yaşamış olmaları yatmaktadır. Geçmişinde diş dışında başka bir nedenden dolayı yoğun ağrı ve acı yaşamış kişilerde de bu korku ortaya çıkabilmektedir.

İğne (Aşı) Fobisi
İğne fobisi, toplumun %10’unu etkileyen, korku sebebiyle sağlık şartlarının ihmaline sebep olan bir durumdur. Bazı kişilerde ilk iğne olduklarında bedenlerinin verdiği tepki sebebiyle bu korku gelişir. Vücudun iğneye verdiği tepkilerden biri de vaso-vagal refleks tepkisidir. Kişi, iğne yapılırken aşırı korkudan dolayı vücudunda kan basıncı düşer ve kısa bir süre bilincini kaybedip bayılır. Bu tür bir deneyimi yaşayan kişi gelecek zamanlarda iğne olmayı tamamen reddedebilir. İğne fobisi çocuklar arasında çok yaygın bir korku türüdür. Bu fobinin en büyük nedenlerinden biri de iğnenin can yakıcı olması ve ailelerin her türlü istenmeyen davranışta çocuğu iğne ile korkutmalarıdır. İğne korkusu olan arkadaşlarının korkularına tanık olmak da bu korkunun gelişmesine neden olabilmektedir. Bazı çocuklar bu fobilerini ileride yenebilirken bazıları yetişkin olduklarında dahi iğneden aşırı derecede kaçınırlar. 

Kedi, Köpek Korkusu 
Kedi, köpek korkusu çocuklar arasında çok yaygın bir korku türüdür. Çocuklar kedi ve köpeklere ilk önce sevgi ile yaklaşırlar fakat bu hayvanlar doğaları gereği bir yabancı ile karşılaşmanın sonucunda çocuğu korkutacak ve ona olumsuz gelebilecek davranışlar sergileyebilirler. İlk yakınlaşmasında böyle bir durum yaşayan çocuk bir sonraki adımında daha tedbirli davranabilir veya kedi ve köpeklerden tamamen kaçma eğilimine girebilir. Çocukluk döneminde yaşanmış bazı travmatik olayların kedi-köpek fobisi şeklinde çıkması söz konusu olabilmektedir. Mesela kişinin annesiyle ilgili bir travmatik süreç kedi korkusu şeklinde çıkabilmektedir. Kedi-köpek korkusu kişinin hayatını olumsuz yönde etkiler. Birçok kişi bu fobiden dolayı bilmedikleri restoranlara gitmezler. Eğer gittikleri yerlerde kedi-köpek varsa girmezler, orayı hemen terk ederler. 

Kan Korkusu
Kan korkusu, kişinin kan gördüğü anda bayılması halidir. Kişi aynı zamanda kanı çağrıştıracak durumlardan da kaçınır. Hatta bir bıçak, bir iğne gördüğü zaman bile bayılabilir ya da bayılacakmış gibi olabilir. Kan korkusu geçmişte yaşanan travmalardan da doğabilir. Kişinin küçük yaşlarda kazalara, kayıplara maruz kalması, çok fazla kan görmesi, eline yüzüne kan bulaşması gibi yaşantılar da bu korkuya zemin hazırlayabilmektedir. 

Korkuların Tedavisi 
Pek çok korku türü olsa da bunların tedavisindeki yaklaşımlar birbirine benzerdir. Gerekli görüldüğünde ilaç tedavisi önerilebilir. Ancak duyarsızlaşmaya yönelik psikoterapiler çok faydalı olmaktadır. Psikoterapide temel hedef kişinin korktuğu şeyle ilgili korku duyamamasını sağlamaktır. Fobik kişilerde önce korkuyu başlatan bir travma varsa o travmaya yönelik, sonra da tetikleyici nesne ve duruma yönelik duyarsızlaştırma yapılır. En sonda da gelecekte bu konuda beklenen davranış modeli pekiştirilir. Mesela kişinin babasıyla yaşadığı bir travmatik olay köpek korkusu yaratmışsa, önce geçmişteki travmaya, sonra da köpekle karşılaşmaya yönelik duyarsızlaştırma çalışılır. En sonda da köpekle karşılaştıklarında rahat, huzurlu, sakin, cesur olabilme davranışı pekiştirilir. Bu şekilde bir fobinin çoğunlukla iki seanslık bir EMDR çalışmasından sonra tamamen ortadan kalktığı gözlenebilmektedir. Travmatik yaşantı sayısı çoksa ve korku çok şiddetliyse tedavinin süresi uzasa da sonuç genellikle yüzde yüz başarı şeklindedir.