Hiperaktif Çocuklar Yaramaz Değildirler

Makaleler

Hiperaktif Çocuklar Yaramaz Değildirler

Hiperaktivite; aşırı hareketlilik, dikkat eksikliği ve dürtü kontrolü azalmasının bir arada görüldüğü psikiyatrik bir bozukluktur. Rahatsızlığın tam adı Dikkat Eksikliği Hiperaktivitedir. Yüz çocuğun 3 ila 5’inde görülür. İlk çocuklarda hiperaktiviteye daha sık rastlanır. Erkek çocuklarda aşırı hareketlilik gözlenirken, kız çocuklarda dikkat problemleri öne çıkar. 

Hiperaktif çocuklar kendilerini sürekli hareket eden bir sistemin içine hapsolmuş gibi düşünürler. Ailelerine, okul arkadaşlarına ve çevrelerindeki diğer kişilere göre bitmek tükenmek bilmeyen bir enerjiye sahip görünürler. Kimi zaman yaramaz, kimi zaman usandırıcı, kimi zamansa kontrol edilemez olarak değerlendirilirler. Yerlerinde duramaz, belirli bir konu veya uyarana odaklanamaz, görevlerini sonuna kadar yerine getiremezler. Aceleci ve sabırsızdırlar. Çok konuşur, söz keser, dikkatsiz davranır, ani tepki gösterirler. Durup dururken yola fırlar, istedikleri şeyin hemen olmasını isterler. Kurallara uymazlar; başlarını sık sık derde sokarlar. Motor takılmış gibi hareketlidirler. Az uyurlar, unutkandırlar. Arkadaşlarınca dışlanırlar. Hiperaktif çocukların yaşadığı problemlerin en önemlisi dikkat eksikliğidir. Dikkat süreleri çok kısa olduğundan bilgileri oturtmakta güçlük çekerler. Normal ve normalin üstünde zekaya sahip olmalarına rağmen başarıları, sosyal ilişkileri, kendilerine güvenleri istenilen seviyede değildir. Dikkatlerini toplayamadıkları için zekalarını da kullanamazlar. Sınıfta birinci olabilecekken beşinci, onuncu olurlar. Dersten sıkılıp dışarı çıkar, sınıfta dolaşırlar, uzun süre kitap okuyamazlar. Bununla birlikte görsel ve işitsel hafızaları iyidir; gördükleri, duydukları şeyleri daha kolay akılda tutarlar. Sosyal uyumda da güçlükler yaşarlar; kurallara uymadıkları için sürekli eleştirilirler. Bu yüzden depresyona girerler. Sıkça yaralanma ve kaza yaşarlar. Hastalığın belirtileri 4–5 yaşlarında belirgin hale gelir, fakat hiperaktif çocukların bebekliklerinde çok ağlayan-huzursuz-az uyuyan bebekler oldukları ve sonraki yaşlarda kolay sıkılan, sık sık oyun değiştiren, hareketli çocuklara dönüştükleri bilinmektedir. Ancak ailelerin önceden yaramazlık olarak nitelendirdiği bu belirtiler genelde çocuk ilkokula başladığında, yani 6-7 yaşlarında çocuğun okulda da kurallara uymada zorlanması ile önem kazanmaya başlar. 

Sebepler Nelerdir?
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda beynin ön bölgesinde hücrelerarası bağlantıyı sağlayan aracı maddelerden dopaminin ve nörepinefrinin eksik olduğu ve durumun dikkat problemleri ile aşırı hareketliliğe yol açtığı bilinmektedir. Genetik faktörler de önemlidir. Hiperaktif çocukların babalarının geçmişlerinde de aşırı hareketlilik saptanmıştır. Doğum sırasında yaşanan problemler ve aile tutumları da bu hastalıkta rol oynayabilirler. 

Nasıl Davranmalı ve Neler Yapılmalı?
Öncelikle her hareketli çocuğun hiperaktif olmadığını bilmek gerekir. Hiperaktivitede temel sorun dikkat eksikliğidir. O yüzden dikkat-konsantrasyon testleri ve davranış ölçekleriyle bozukluğun olup olmadığı net bir şekilde ortaya konmalıdır. Çocuğun bu durumunun elinde olmadığı bilinmelidir. Çocuklar hareketli olmadıklarını ve diğer arkadaşları gibi normal olduklarını düşünürler. Anne, baba ve öğretmenin çocuğa ortak mesaj vermeleri önemlidir. Yanlış yaptığında ceza yerine oyundan mahrum etmek, güzel şeyler yaptığında da aferin demek, öpmek gibi ödüllendirme yöntemleri kullanılmalıdır. Bu yöntemleri hem öğretmen hem de anne baba birlikte uygulamalıdır. Tedavi sürecinde ilaçlarla mevcut dopamin eksikliği giderilebilir. İyileşme şansı yüzde 90'dır. Çocuk, 6 ayın sonunda dikkatini toplayabilir. Hastalık tedavi edilmediği ve zamanında müdahale edilmediği taktirde, ilerleyen yaşlarda unutkanlık, organize olamama sorunları ve 12-15 yaşlarından itibaren davranışların kontrolünde azalma ve davranış bozuklukları, alkol-madde gibi zararlı alışkanlıklar görülebilmektedir. Bu nedenle aileler çocuklarını iyi gözlemlemeli, gerekli yardımı almakta gecikmemelidirler.