Kadın Psikolojisi

Makaleler

Adet Dönemi Boşanmaya Sebep Olabiliyor
Kadınlarda ayın yaklaşık on gününün sıkıntılı geçmesine sebep olan adet dönemi %73 oranında görülmektedir. Bu dönemde yaşanan sıkıntılar fiziksel olmaktan çok ruhsal ve davranışsaldır. Genellikle şu ifadelerle sıklıkla karşılaşılır:

Adet Dönemi Depresyonu
Adet dönemi Sendromu kadınların %75’inin her ay en az 10 gününü meşgul eden, çok sıkıntılı ve kâbus gibi bir tablodur. Değişen hormon düzeyleri bu duruma sebep oluyor. Belirtiler Adet Dönemi Sendromu yaşayan kadınların yarısında ağır depresyona kadar varabilecek sorunlar oluşur. Kadınların hemen hepsinde geçici kilo artışı, aşırı şişkinlik ve göğüslerde hassasiyet gözlenir. Birçoğunda baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, halsizlik, çarpıntı, sıcak basmaları, ses ve kokulara aşırı hassasiyet görülür.

Adet Dönemi Sendromu Kadınların Korkulu Rüyası
Kadınlarda her ayın en az bir haftasını etkileyen adet dönemi sendromu yüz kadından yetmişini etkileyen önemli bir bozukluktur. Amerika’da bu bozukluğun sıklığı %2 ila %10 arasındadır. Orta dereceli belirtiler kadınların %30 ila 80’ini etkilemektedir. Belirtiler ortalama olarak 20’li yaşlarda görülür. Yaşam kalitesini ileri derecede etkileyen bu bozukluk yüzünden kadınların %7.5’i bu dönemde işe gidemezler.  

Çocuğunu Öldüren Anneler: Doğum Sonrası Psikoz
Hamilelik boyunca annelerin vücudunda birçok değişiklik meydana gelir. Bu değişiklikler doğum sonrası bazı psikiyatrik bozuklukları tetikleyebilir. Bunların en önemlilerinden biri de doğum sonrası psikozdur. Doğum sonrası psikoz 500 doğumda 1 görülür. Ancak önceki hamileliklerinde psikoz tablosu görülenlerde risk 3 kişide 1 e yükselir. Uykusuzluk, gerginlik, baş ağrıları, duygusal açıdan aşırı tepkisellik, sinirlilik, öfkelilik, huzursuzluk ve gün içinde sıkça dalgalanan ruhsal durumla kendini gösterir.

Erkeklere Kadınlar Hakkında Bir İki Öneri
Kadın her devirde değerin simgesi olmuştur. Ziynet eşyası, takı, süs gibi değerler kadınla özdeşleşmiştir. Bu hem kadının doğası gereği nezaketinin hem de duygusal ihtiyacının bir tezahürüdür. Kadın değer verildiğini, önemsendiğini, beğenildiğini bilmek ister. Bir kadının kalbini kazanabilmek için bu duyguları ona hissettirebilmelisiniz.

Erkekte Duygusal İhtiyaç: Güç ve İktidar
Kadın ve erkek her ne kadar eşit olsa da duygusal ihtiyaç bakımından farklıdırlar. Erkeğin duygusal ihtiyacı güçlü olmak ve güçlü olduğunu hissetmektir. Tarih boyunca erkek güçlü olarak algılanmış ve gücü temsil etmiştir. Bu kadından daha güçlü olduğu için değil, güçle motive olabildiği içindir.

Estetik Çılgınlığı
Sınav Kaygısı Olanlar İçin “Tapping Yöntemi” Sınav kaygısını birçok defa bu köşeden aktarmaya çalıştım. Bu aşamada birkaç önerim olacak. Umarım siz değerli öğrencilerin işine yarar. Sonuca değil sınava odaklanın: Sınavın sonucu sınav sonrası dönemin işidir. Kaç puan alırım, acaba istediğim yeri kazanabilir miyim gibi sorular sizi sınavdan geri bırakır. Sınava ve önünüze gelecek sorulara odaklanmaya çalışın.

Hastalıklı Kıskançlık
Kıskançlık evliliklerin yüzde 50’sini etkileyen bir davranış bozukluğudur. Kıskançlığın görüldüğü evliliklerin yüzde 10’unda, aşırı kıskançlık nedeniyle şiddete başvuruluyor. Kararında bir kıskançlık ideal evliliklerde arzu edilir. Ancak bu güven duygusunu zedeleyecek seviyede olmamalıdır. Otoriteler normal bir kıskançlığın evliliğin kurtarıcısı olduğu görüşündeler. Hatta kadınlar kıskanılmayı eşlerinin kendilerini cazip gördüklerinin bir işareti olduğunu düşünürler. Kıskanılmamaksa kadında değersizlik duygusu yaratabiliyor.

Hep Analar Ağlıyor
Geçen hafta Habertürk Gazetesinde yayınlanan eşi tarafından acımasızca öldürülmüş bir annenin içimizi ürperten ve yüreğimizi dağlayan fotoğrafı büyük tepkilere yol açtı. Eminim birçok insan milisaniyeler içinde “bu nasıl bir vicdansızlıktır” dedi ama hemen ardından “bu fotoğraf yayınlanır mı” diye isyan etti. Fotoğrafı yayınlayan gazetenin başındaki isim Fatih Altaylı ertesi gün durumu kurtarmaya çalışan, ama kendisini battıkça batıran bir yazı kaleme aldı. İnsanlar kendisinden “bu fotoğrafı koyarken iyi niyetli düşünmüştüm, amacım dikkat çekmekti, ama ben de kabul ediyorum ölçü kaçmış, özür diliyorum” demesini beklerken, o toplumu duyarsızlıkla ve umursamazlıkla suçlayarak “sizi başka türlü uyandırmak mümkün değildi” nev’inden şeyler yazdı.

Konuşmak
Devlet Bakanı Fatma Şahin “Kadına ve Aile içi Şiddete Son Kampanyasında” ezberleri bozan bir müdahaleye imzasını attı. Salonda pankart açıp bağıran iki genç kıza müdahale etmek üzere olan bir polis memuruna “ …lütfen dokunmayın, salondan da çıkarmayın, bunları konuşarak aşacağız” diye müdahale ederek olası bir üzücü olayın önüne geçmiş oldu. Şiddeti önlemek için görev yapan polislerin bu tür protestolarda bilerek ve isteyerek şiddeti kullandığını düşünmüyorum. Lakin yöntem bilmezlik ve bu konuda yetkin olamamaları onları çaresizliğe ve şiddete yöneltiyor.