Karşı Cins Sorunları

Makaleler
Karşı Cins Sorunları
Karşı cinsle ilişkiler bir insanın en temel sorunlarındandır. Çoğu insan çocukluk ve ergenlik döneminde tohumu atılan olumsuz şartlanmalara bağlı olarak karşı cinsle ilişki problemi yaşar. “Başaramazsam…”, “Rezil olurum…”, “Ya kabul edilmezsem…”
Kişinin yoğun bir şekilde sosyal kaygı yaşaması önemli bir karşı cins sorunudur. “Rezil olurum, ya kabul edilmezsem” şeklindeki olumsuz ve otomatik düşünceler kaygıya, o da uzak durmaya sebep olur. Kişi aslında hoşlandığı arkadaşıyla çok istediği halde iletişime giremez. Bu özellikle erkeklerde sıkça gözlenen bir durumdur. Sevdiği kıza bir türlü açılmaya cesaret edemez, arkadaş sohbetlerinde sürekli ondan bahseder, ama gidip de bir kelime bile konuşamaz.

“Beni hiç aramıyor. Benimle ilgilenmiyor. Benim onun için bir değerim yok”
“Sürekli neredesin, ne yapıyorsun demesinden sıkıldım. Resmen bana güvenmiyor. ”
İlişkinin başlangıcındaki beklentiler ve arzular kişiden kişiye farklılıklar gösterebilir. Bir kişi çok aranmaktan hoşlanırken bir diğeri beraber olduğu kişinin sürekli aramasından rahatsızlık duyabilir. Bu ihtiyaçları belirleyen aslında kişinin çocukluk ve ergenlik çağı yaşantılarıdır. Bu beklentiler aşırı ve sağlıksız olduğunda sorunlar başlar. Hastalıklı bir beklentiyi sağlıklı bir şekilde karşılayabilmek pek mümkün değildir. Mesela kendisinin sürekli aranmasını isteyen biri bir zaman sonra “kabak tadı” verecektir. Sürekli hesap soran biri aşığının bıkmasına, bunalmasına, soğumasına ve sonuçta kaçmasına sebep olacaktır.

Geçmiş Travmatik Deneyimler: “Hiçbir erkeğe güvenmiyorum”, “Hiçbir kadına inanmıyorum”, “Bu kişi de beni terk edecek” “Ya terk edilirsem” Önceki ilişkilerde yaşanan taciz, anne-baba ile yaşanan sorunlar, fiziksel şiddet gibi travmatik yaşantılar kişinin beraberlik öncesinde sorunlar yaşamasına sebep olabilir. Yaşanan travmatik deneyimler kişinin dünyaya ve kendine olan güvenini etkilediğinden temel güven duygusu sarsılabilir. Travmaların en sıkıntı yaratan tarafı genellemelere ve olumsuz düşünce dayatmalarına yol açmasıdır. Kişi ilişkilerinde “Erkeklere/kadınlara güvenilmez” “Hiç kimseye güvenilmez”, “Diğerleri gibi bu kişi de beni terk edecek” gibi genellemeler sonrasında ilişkiyi bozan davranışlara girer.

Cinsellikle ilgili farklılıklar çatışma yaratıyor
Beraberlik öncesi çiftlerin cinsellikle ilgili aynı yerde olmamaları da çatışma yaratabilir. Mesela erkeğin cinselliği hemen yaşama arzusu ve bu doğrultuda yapmış olduğu duygusal ve fiziksel baskılar kadın üzerinde travma yaratabiliyor.

“Beni anlamıyorsun”, “Benim istek ve arzularımı, beni önemsemiyorsun…”, “Beni sevsen, benimle evlenirsin”
Çiftlerin, birbirlerinin beklentilerini karşılayamaması, yeterli ve sağlıklı bir iletişim kuramaması da beraberlik öncesinde yaşanan önemli sorunlar arasındadır. Örneğin; kadının evlenmek istemesi, erkeğin cinsellik istemesi gibi beklentilerin karşılanmaması öfke birikimine, bu da anlayışsızlığa ve ilişkide bozulmaya yol açabiliyor.

Öneriler
İlişkilerinizde benzer sorunlar yaşıyorsanız, her defasında aynı şekilde bitiyorsa ve hep aynı tip insanların karşınıza çıktığını düşünüyorsanız öncelikle kendinizde bir problem olabileceğini unutmayınız. Geçmiş yaşantılarınızın oluşturduğu olumsuz şartlanmaları keşfedip bunları sağlıklı bir şekilde ortadan kaldırabilmek için bir psikiyatri uzmanına başvurmalısınız. Bu müdahaleyi yapmadıkça arzu ettiğiniz ilişki modelini yakalamakta zorlanabilirsiniz.

Çoğu Zaman Kendi Firenkeştaynınızı Yaratıyorsunuz
İlişkilerde beklentilerini ayarlayamayan kişiler, sağlıklı başlayan bir ilişkiyi bir zaman sonra çıkmaza sokuyor. Karşısındaki insanı ya bir sevgi arsızı ya da öfke dolu bir aşıka dönüştürebiliyorlar. Hırsızın hiç mi suçu yok? Tabi ki var, ama deneyimlerimiz ilişki sorunlarının genellikle kişinin iç dünyasındaki çatışmaların bir neticesi olduğunu göstermektedir.