Kaygı Bozuklukları

Makaleler
“Doktor Bey Gece Kalkıp Çocuklarımın Nefesini Dinliyorum”: Kaygı bozukluğu
“Sanki içimde her an bir şey olacakmış korkusu var. Her şeyden endişe ediyorum. Çocuğum biraz geç kalsa acaba bir şey mi oldu. Eşim aramasa acaba başına bir şey mi geldi, trafik kazası mı geçirdi diye kaygılanıyorum. Günde 10 defa annemi arıyorum acaba sağlıklı mı diye. Gece eşimin veya çocuklarımın öleceği endişesini yaşadığım için onları nefes alıyor mu diye kontrol ediyorum, saat başı yataklarına gidip nefes alıp almadıklarından emin olmaya çalışıyorum’’ şeklindeki yakınmalar bir kaygı bozukluğuna işaret eder.

Kedi Korkusu İyileşir mi?
Hemen hemen gittiğim her yerde karşılaştığım bir sorudur bu. Özellikle hanımlar “Doktor bey şu kedi korkusunun bir çözümü yok mu? Kedi gördüğüm yerde irkiliyorum. Bir restoranda görsem hemen oradan uzaklaşmak istiyorum. Adeta kaçacak yer arıyorum. Yolda görsem yönümü değiştiriyorum” diye serzenişte bulunurlar. İnsan beyni sembollerle düşünen bir organdır. Sembolik düşünce sembolik dili oluşturur ve özellikle bilinçaltı bilgiler bu şekilde ifade edilir. Sembolik dilin tipik aktörleri hayvanlardır. Bu yüzden çocuklukta yaşanan olayların sebep olduğu bilinçaltı çatışmalar çoğu zaman kendisini hayvan korkularıyla dile getirir. Kedi, köpek, yılan, böcek, örümcek, kuş, fare fobileri en yaygın fobilerdir.

Dost Nezih Uzel’in Ardından
Bir mevlevî muhibbi, bir ehl-i tarik, bir gönül insanını daha kaybettik. Osmanlı ve tarikat kültürünün son döneminin şahitliğini yapmış olan bir dost, Nezih Uzel Hakk’a yürüdü. İstanbul Radyosu’ndaki neşriyatlarda tanışmıştım kendisiyle. Çok babacan ve muhabbetli bir insandı. Bir musikişinas ve kudüm sanatçısı olan Nezih Uzel gazeteci ve yazar kimliğine de sahipti. Uzel’in İslam tarih, kültür ve sanatıyla ilgili 25 kitabı, eski tasavvuf müziğini içeren 28 plağı ve CD'leri yayımlanmıştır. Böyle bir dostun ardından ukbada tekrar buluşuruz ümidi kalplerimizi bir nebze olsun teskin ediyor. Onu kaybetmenin yarattığı hüznü derinden yaşadığımız şu günlerde Yahya Kemal’in dizeleriyle teselli bulalım:

Özgül Fobilerde Kesin Çare: EMDR
Özgül fobi bir duruma, ortama veya nesneye karşı duyulan korku halidir. Fobik kişiler korkularının mantıksız olduğunu bilirler, ancak korkmaktan kendilerini alamazlar. Korktukları için de kaçınma davranışı gösterirler. Genelde görünen fobiler şunlardır: Kapalı Yer Korkusu (Agorafobi): Açık alanlardan, seyahat etmekten ve kalabalık ortamlardan kaçınma durumudur. Kaçma imkanı olmadığı düşünülen kalabalık ve kapalı yerler dehşet verici olarak algılanır

Panik Atak Kalp Hastalığı Riskini Artırıyor
Panik atak geçirenlerin belki de en sık yaşadıkları korku kalp krizi geçiriyor olma korkusudur. Çünkü bazı panik ataklar tıpkı bir kalp krizini andırır. Göğüste sıkışma, yanma, batma, ağrı, sol kola vuran ağrı ve uyuşma, çarpıntı ve kalbin göğüs kafesinden fırlayacak gibi olması, nefes darlığı, soğuk terleme, ateş basması, mide bulantısı gibi şikayetler kalp krizi esnasında da görüldüğünden insanlar dehşet içinde kalp krizi geçirdiklerini düşünürler. Panik atak yaşayanların hemen bir hastane aciline veya bir kardiyoloğa gitmelerinin altında da bu korku yatar.  

Çağın Hastalığı Panik
Panik bozukluğu panik ataklarıyla kendini gösteren bir ruhsal sorundur. Genel nüfusta yaşam boyu yaygınlığı yüz kişide bir ila iki kadardır. Kadınlarda erkeklere oranla iki kat daha fazla görülür. Panik atak beyindeki korkuyla ilgili bölgelerdeki hormonal bozulmaya bağlı olarak gelişen bir tablodur. Aşırı stres hormonlarının salgılanması söz konusu olduğundan vücutta hızlanma belirtileri ortaya çıkar.  

Panik Kimyasal Bir Beyin Olayıdır
Mitolojiye göre yarı keçi yarı insan şeklinde bir yaratık olan kırların ve çobanların tanrısı “pan”, kırlarda aniden insanların karşısına çıkar, onları korkuturdu. Bu hikâyeden hareketle “pan”ın yarattığı korkuya benzer korku manasına “panik” kelimesi ortaya çıkmıştır. Ataklar halinde gelen korkulara da ”panik atak” adı verilmiştir. İnsanoğlu yüzyıllardan beri tehlike karşısında ya savaşır ya da kaçar. İşte kaçma davranışının bir tezahürü olan panikleme, beynin “lokus ceruleus” adı verilen bölgesinin aşırı duyarlılığı sonrasında süreklilik arz etmeye başlar. O zaman herhangi bir sebep yokken bile kişi panik atak dediğimiz tabloyu yaşar.

Sanki Her An Kötü Bir Şey Olacak!
Yaygınlaşmış kaygı bozukluğu hayatın her alanında endişe verici, üzücü bir durumla karşılaşılacak olma kaygısının yaşandığı bir ruhsal rahatsızlıktır. “Her şeyden endişe ediyorum. İçimde her an kötü bir olay olacakmış korkusu var. Çocuğum biraz geç kalsa acaba bir şey mi oldu… Eşim aramasa acaba başına bir şey mi geldi… Trafik kazası mı geçirdi diye kaygılanıyorum. Günde 10 defa annemi arıyorum acaba sağlıklı mı diye, gece eşimin veya çocuklarımın ölecekler diye nefeslerini kontrol ediyorum. İşlerim yolunda gidiyor, ancak her an bir şey olacak ve ben işimi kaybedeceğim diye korkuyorum” şeklindeki ifadeler bu rahatsızlıkta sıkça karşılaştığımız ifadelerdir.

Tıbbi Fobiler
Fobilerin herhangi bir nese veya olguyla karşılaşıldığında yaşanan korku ve panik durumu olduğunu biliyoruz. Korkular tıbbi işlemlere ve sağlıkçılara karşı da oluşuyor. "Dişçi Fobisi" "Dişçi korkusu" olan kimseler ya sürekli dişleri ve diş hekimleriyle ilgili düşünürler veya bu tip konuları düşünmekten aşırı düzeyde kaçınırlar. Diş hekimine gittiklerinde koltukta saatlerce bir başkasının kontrolü altında, bir şey yapamadan beklemekten ve ağrı yaşayacaklarını düşünmekten dolayı korkar ve kaçınırlar. Yapılan araştırmalara göre, "dişçi korkusu" olan kimselerin %20’sinin aynı zamanda başka bir psikiyatrik rahatsızlığının olduğu saptanmıştır. Bu psikiyatrik rahatsızlıklar;

Uçağımın Kanadını Sallandıran Rüzgar
Leman Sam’ın ve Grup Gündoğarken’in söylediği “Rüzgar” şarkısını bilirsiniz: Penceremin perdesini Havalandıran rüzgar Denizleri köpük köpük Dalgalandıran rüzgar Gir içeri usul usul Beni bu dertten kurtar