Depresyon Ve Travmalar Kontrolsüz Alışverişe Sebep Olabiliyor

Makaleler

Depresyon Ve Travmalar Kontrolsüz Alışverişe Sebep Olabiliyor

Çağımızın özellikle kadınları etkileyen en önemli sorunlarından biri alışveriş hastalığıdır. Tüketimin alabildiğince pompalandığı günümüzde alışveriş tutkusu artık bir bağımlılık halini almıştır.

Kişi gereksiz yere ve ihtiyacı olmadığı halde alışveriş yapar. “Kendimi tutamıyorum, alışveriş yaptığımda kendimi çok rahatlamış hissediyorum, ama sonra da pişman oluyorum” gibi ifadeler kullanır.

Diğer bağımlılıklarda olduğu gibi alışveriş bağımlılığında da etken depresyon veya travma olabilmektedir.

Depresyon dürtü kontrolünü bozarak kontrolsüz alışverişe sebep olabilir. Araştırmalar birçok kontrolsüz alışveriş vakalarında etkenin depresyon olduğunu ortaya koymuştur.

Çocukluk çağında yaşanan sorunlar, ana-baba kavgaları, ihmal, sevgiden ve ilgiden yoksunluk gibi durumlar kişide tatmin edilememiş duygulara yol açar. Bu kişiler erişkinlik dönemlerinde bu duygusal boşluklarını alışverişle doldurma davranışına girebilmektedirler.

Genelde kişiyi ve ailesini maddeten ve manen etkiler. Pişmanlık, suçluluk, depresyon, kaygı gibi ruhsal sorunların yanında sosyal iletişim sorunlarına da sebep olur. Kişi çatışma yaratacağından korktuğu için yaptığı harcamaları saklama ya da yalan söyleme eğilimine girer. Bu aile içi kavgaları tetikler. Hatta ilerlemiş dönemde boşanmalara bile sebebiyet verebilir.

 

Neler Yapılmalı?
Öncelikle bunun bir ruhsal sorun olduğunu bilmek gerekir. Kendi haline bırakıldığında veya hafife alındığında tamir edilemez sonuçlar doğurabilmektedir.

Eğer etken depresyon, kaygı gibi sorunsa ihtiyaç halinde ilaç tedavisi düzenlenmeli ve psikoterapiyle de etkene yönelik girişimlerde bulunulmalıdır.

Terapilerde daha çok sebep olan travmaların tespiti, çözümü ve dürtü kontrolünün gelişimi hedeflenir.

İyi bir yaklaşımla büyük ölçüde tedavi edilebilir bir durumdur.