Okul ve Psikoloji

Makaleler
Birkaç söz de 4+4+4 için
Yaşıtlarından 1-2- yaş önce okula başlayan çocuklarda gelişen sorunların kaynağı zihinsel olmaktan ziyade ruhsaldır. Bir çocuk 5-6 yaşındayken birinci sınıf müfredatını öğrenebilir, ama 7 yaşındaki kadar hızlı değil. Sorunlar genelde bu hız farkından kaynaklanıyor. Tıpkı 7 yaşındaki çocuğun bedensel olarak 5-6 yaştan daha güçlü ve daha hızlı olması gibi. Bu yaşlardaki çocukların zihinsel özelliklerine bir göz atarsak: Parça ile bütünü aynı zamanda düşünemez, zihinsel kıyaslama yapamaz, sayı kavramını tam olarak algılayamaz, beyninde sayı ile ilgili işlemler yapamaz, miktar, ağırlık ve sayı korunumunu anlayamaz, sınıflama ve gruplandırma yapamazlar.

Geçici Yöntemler Sınav Stresinde İşe Yaramıyor
Sınav stresi, bir öğrencinin istediği yeri kazanamama, soruları cevaplandıramama, başarılı olamama düşünceleriyle kaygı yaşaması durumudur. İki türlüdür. Birisi olumlu sınav stresidir ki öğrenciye gereklidir. Olumlu stres dikkat, konsantrasyon, bellek, algılama, uyanıklık, istek ve motivasyonu güçlendirir. Başarıyı azaltmaz, bilakis artırır. Çünkü beyni ve bedeni olumsuz yönde etkileyen bir süreç söz konusu değildir. İkincisi ise olumsuz sınav stresidir. Üzerinde durduğumuz ve sınav stresi deyince kastettiğimiz budur.

YGS Kaygısı
Haftaya üniversite sınavı var. Birçok genç istediği okulu kazanmak için yarışacak.  Gençleri bir telaş sarmış durumda. Sınav Kaygısı, sınav öncesinde öğrenilen bilginin, sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan, yoğun kaygıdır. Yaşanan kaygı çok yoğun olduğundan kişinin enerjisini verimli bir biçimde kullanmasını, dikkatini ve gücünü yapacağı işe yönlendirmesini engeller. Öğrenci potansiyelini tümüyle kullanamaz ve istenen performans düzeyine erişemez. Sınav Kaygısı yaşayan öğrenciler, çalışmalarını planlamakta, doğru düşünmekte, konsantre olmakta ve çalıştığı konuları hatırlamakta güçlükler yaşarlar.

Motivasyon Önemli Bir Beyin Fonksiyonudur
Motivasyonu insanın her türlü ihtiyaçları için harekete geçme gücü olarak tanımlayabiliriz. Motivasyon yanlışlıkla pasif bir süreç gibi algılanır. Sanki ilham gelecek ve insan bir anda motive olacakmış gibi düşünülür. Halbuki motivasyon insanların hükmedebileceği, elinde tutabileceği ve yönlendirebileceği aktif bir süreçtir. Tıpkı kaslarımızı kullandığımız gibi istemli olarak kullanabileceğimiz bir beceridir..

Okul Başarısızlığı
Okul başarısızlığı bir ruhsal bozukluğun belirtisi olabilir. Gerek ilköğretim çağında gerekse lise çağında çocuklarda bazı zamanlar doğal inişler çıkışlar gözlenebilir. Ama hiçbir şekilde bu inişler çocuğun performansının çok düştüğü ve hatta notlarına etkilediği şekilde olmaz genelde bir ortalaması vardır her çocuğun  o ortalamanın üzerinde veya sınırında devam eder eğer o ortalamanın aşağısına düşmeye başlıyorsa bir çocuk onun çok iyi izlemek gerekiyor sıradan bir tembellik olarak değil de acaba çocuğun bir sorunumu var sorusuna sormak gerekiyor.  

Okulda Travma Okuldan Soğutuyor
Okul, çocuğun ruhsal gelişiminde ve kişilik organizasyonunda son derece büyük öneme sahiptir. Bizim çocuksu ve basit olarak gördüğümüz birçok okul yaşantısı çocuğun iç dünyasında travmalara ve zorlanmalara sebep olabilmektedir.  

Sınav Kaygısı Olanlar İçin “Tapping Yöntemi”
Sınav kaygısını birçok defa bu köşeden aktarmaya çalıştım. Bu aşamada birkaç önerim olacak. Umarım siz değerli öğrencilerin işine yarar. Sonuca değil sınava odaklanın: Sınavın sonucu sınav sonrası dönemin işidir. Kaç puan alırım, acaba istediğim yeri kazanabilir miyim gibi sorular sizi sınavdan geri bırakır. Sınava ve önünüze gelecek sorulara odaklanmaya çalışın. 

Sınav Kaygısı Olanlar İçin “Tapping Yöntemi”
Ülkemizde yüksek öğrenim kurumlarına girebilmenin bir diyeti olan ÖSS süreci iyi yönetilmezse gençlerin ruh sağlıklarını tehdit edebiliyor. Toplumun gençlerden beklentisinin yükselmesi, ailenin ve yakın çevrenin başarı çıtasını gitgide yükseltmesi ve “okumak haricinde bir alternatifin olmadığı” düşüncesinin yaygınlaşması gençleri daha çocukluk çağında başlayan bir bunalımlı sürecin içine itiyor. Daha kötüsü bu stresli süreç çocukların kişilik gelişimlerine de etki ediyor ve aşırı mükemmeliyetçi, kontrolcü, detaycı, başarı endeksli yaşayan, hırslı, çabuk demotive ve demoralize olan bir kişilik profili ortaya çıkıyor. İşte böyle bir kişilik profiline sahip olan gençlerde şiddetli bir sınav kaygısı baş gösteriyor.