Strese Bağlı Bir Hastalık: Mide Ülseri

Makaleler

Strese Bağlı Bir Hastalık: Mide Ülseri

Ülser yaranın tıp dilindeki adıdır. Mide ülseri, aşırı asit salgısından dolayı midenin örtücü tabakasında ortaya çıkan yaradır. Kişide bu yaraya bağlı olarak karın ağrısı, karında şişkinlik ve huzursuzluk, bulantı, kusma, iştahsızlık ve kilo kaybı gibi şikâyetler belirir. İlerleyen durumlarda yara iyice büyür ve midenin delinmesine kadar gider. 
Mide ülseri tabiri caizse “süründüren” bir rahatsızlıktır. Kişi ne yediğini bilir ne de içtiğini. 
Aspirin gibi analjezik ilaçlar, midenin son bölümünde üreyen “helikobakter pilori” adlı bir mikrop, sigara ve aşırı kahve tüketimi önemli ülser sebepleridir. 
Ancak bütün bu sebeplerin ötesinde stres en önemli etkendir. Çünkü stres anında salınan adrenalin, kortizol gibi hormonlar, ki bunlara stres hormonları adı verilir, mideyi tahriş eden asit gibi salgıların da artmasına ve sonuçta ülser gelişimine katkıda bulunur. Mide delinmeleri de genelde stres sebebiyle olur. 

Ne Yapmalı?
Mide ülseri bazı kişilerde bir stres cevabı olarak karşımıza çıkar. Hatta bazen depresyon, panik, korku, kaygı gibi durumların da bir habercisi olur. Eğer kişinin mideyle başı dertteyse ve bir türlü tedaviye cevap alamıyorsa yapması gereken ilk iş bir psikiyatriste gitmektir. Ülserin tıbbi tedavisine psikiyatrik katkının ilave olması kişiyi bu büyük ıstıraptan büyük oranda kurtarır. 

Bir İki Güncel Öneri
Kafeinli ve asitli yiyeceklerden sakınmalı
Alkol ve sigara midenin düşmanıdır
Uykuya dikkat etmeli
Egzersiz mide dostudur
Yağlı yiyecekler midede uzun kalır ve tahrişe yol açar
Baklava gibi hamurlu tatlılar maalesef sakıncalıdır
Portakal, üzüm asidi artırır
Şaşıracaksınız, ama maden suyu da zararlıdır
Hızlı değil yavaş yemeli
Yemekler ne çok sıcak ne de çok soğuk olmalı

ERKEKLERİN KORKULU RÜYASI: ERKEN BOŞALMA
Erken boşalma erkeklerde görülen en yaygın cinsel fonksiyon bozukluğudur. Erkeklerin %40’ında önemli bir cinsel sorun olarak gündeme gelir. Kişi cinsel ilişkiyi partnerinin de tatmin olacağı yeterli bir süre devam ettiremez. 
Etkenler genellikle psikolojiktir. Ergenlikte yaşanan olumsuz cinsel deneyimler, cinsel korkular, cinsel ilişkide yeterli olamama ve başaramama kaygıları, stres, partnerle yaşanan olumsuzluklar ve yetersiz cinsel bilgi düzeyi başlıca psikolojik etkenlerdir. 
Psikiyatrik Yaklaşımla Tedavide %90 Başarı Elde Edilmektedir
Eğer erken boşalmaya sebep olan kaygı bozukluğu, performans bunaltısı gibi psikiyatrik bir etken varsa uygun bir ilaç tedavisi sorunun büyük bir kısmını giderecektir. Ancak kalıcı düzelmeler ilave psikoterapi programıyla mümkündür. Terapist kişiye boşalma refleksine hâkim olmayı öğretir ve olumsuz şartlanmalarından kurtulmasına yardımcı olur.