Yaşlılık ve Bunamalar

Makaleler

Bunama Depresyon İlişkisi
Bunama 65 yaşın üzerindeki insanların % 5-11’ini, 85 yaş üzerindekilerin ise % 50’sini etkileyebilen bir bozukluktur. Ancak yaşlı bireylerde depresyonla çokça karışmaktadır. Çünkü yaşla birlikte depresyon riski de artmaktadır.
Depresyon hem bunama riskini artırır hem de var olan bunama tablosunu daha da ağırlaştırır.  O yüzden ileri yaş depresyonunun tedavi edilmesi zihinsel fonksiyonları korumak adına büyük önem taşımaktadır

Alzheimer Hastalığının Belirtileri
Alzheimer sinsi ilerleyen bir hastalıktır. Önce belli belirsiz bir unutkanlıkla başlar ve yıllar geçtikçe ağırlaşır. Tabi ki olmazsa olmaz ve en önelmiş belirtisi unutkanlıktır. İlk dönemlerde randevularını, yemeğin altını, bakkaldan alacaklarını unutur. Bu dönemde kimse aldırmaz. Ancak zamanla yeni bilgi kaydedememe ve bariz unutkanlıklar gündeme gelince anlaşılır. Birçok kişi bu aşamada da anlaşılamayabilir. Çünkü insanların yaşlılarda unutkanlığı doğal görme gibi bir eğilimi vardır.

Beynin Check Up’ı Var Mıdır?
Teknolojik gelişmeler tıbbi check-up alışkanlığını da kazandırdı. Bedenin check-up’ı yapılıyor, ama beynin ceheck-up’ı yapılmıyor. Acaba beyne check-up uygulanabilir mi?

Check-up bedende herhangi bir sorun olup olmadığını araştırmak amacıyla yapılan sağlık kontrolüdür. Özellikle 90’lı yıllardan sonra tıptaki laboratuar ve araştırma yöntemlerinin gelişmesiyle birlikte check-up alışkanlığı yaygınlaşmaya başladı. Bu birçok hastalığın önceden teşhis edilerek erken müdahale şansını veren bir yöntemdir. İnsan ömrünün uzamasının nedenlerinden birinin de bu check-up uygulaması olduğunu söyleyebiliriz.

Emeklilik Ruhsal Bozukluk Sebebi Olabiliyor
Emeklilik hayatın önemli kırılma noktalarından biridir. Kişiler çoğu zaman emekliliklerinin zamanını tayin etme şansına sahiptirler. Özellikle kamuda çalışanların emeklilik sınırları az çok bellidir. Ancak özelde çalışan insanlar için bu sınır çok değişkendir. O yüzden emeklilik kararını almak bir süreci uygulamak da bir başka süreci oluşturur. Eğer bu süreçlerde bir aksaklık ve çarpıklık söz konusu olursa bazı ruhsal sıkıntılar kendini gösterir. O yüzden emeklilik öncesi ve sonrası mutlaka bir adaptasyon çalışması yapılmalıdır.

Emeklilik Ruhsal Hastalıklar Açısından Bir Risk
Bazı insanlar emekliliği yaşlılığa geçiş gibi değerlendirirler. Halbuki emeklilik sadece aktif çalışma hayatının değişmesidir. Birçok insan emeklilik sonrası çalışmaya devam edebilmektedir. Kimi ek bir iş yapmakta, kimi kendisine özel meşguliyet alanları yaratmakta, kimisi de ailesiyle ve yakın çevresiyle vakit geçirmeyi tercih etmektedir. Emekliliğe geçişi yaşlılık olarak nitelendirenler çok daha çabuk demoralize olup depresyona girebilmektedirler.

İleri Yaş Depresyonu Alzheimer Riskini Artırıyor: Yalancı Bunama
65 yaşın üzerinde gelişip de tedavi edilmeyen depresyonlar Alzheimer riskini %33 oranında artırır. İleri yaş depresyonları genellikle unutkanlık gibi zihinsel işlev bozukluklarıyla seyreder ve bunamayla karışır. O yüzden bu tür depresyonlara “yalancı bunama” adı verilir. Unutkanlığa mutsuzluk, hayattan tat alamama, uykusuzluk, halsizlik, dalgınlık, içe kapanma, motivasyon azlığı, iştahsızlık, sinirlilik, alınganlık, yalnızlık ve değersizlik duygusu, sabah bunaltısı, zamanın geçmek bilmemesi ve ölme isteği gibi belirtiler de eklenir. Yalancı bunamalar zamanında tedavi edilmezse gerçek bunamaya dönüşebilmektedir. Bununla birlikte Alzheimer teşhisi konmuş bireylerde tablonun daha da kötüleşmesine sebep olur. Vakit kaybetmeksizin bir psikiyatri uzmanına danışmalı ve depresyon tedavisine başlanmalıdır.

Bunama aşırı unutkanlıkla karakterize bir bozukluktur. Burada temel sorun hafıza hücrelerinin harabiyeti sebebiyle kişinin yaşam boyu kazandığı tecrübeleri ve hayatını idame ettirebilmesi için gerekli olan bilgileri kullanamayacak hale gelmesidir. Sonuçta kişi bırakın karmaşık işlevleri yerine getirmeyi çok basit günlük işlerini bile yapamaz hale gelir. Her sene 18-24 Eylül tarihlerinde gündeme getirdiğimiz Alzheimer Hastalığı, bunamanın en sık sebebidir.

Yaşlılık ve Ruhsal Hayat
Son yıllarda gelişen teknoloji ve sağlık bilincinin güçlenmesi hayat süresini uzatmıştır. 20. yüzyılın başlarında ortalama yaşam süresi 40 yıl iken bu günümüzde 70'li yaşları geçmiştir. Yaşlanabilecek kadar yaşamak Allah'ın bir lutfu. Ancak bu lutuf beraberinde bazı zorlukları da getiriyor. Yaşlı insan daha yavaş düşünüyor, algılaması ve yetenekleri zayıflıyor, dikkati azalıyor, öğrenme yetisi azalıyor, hareket kabiliyetleri zayıflıyor. Ayrıca ruhsal esneklik kabiliyeti, yeni durumlara uyum sağlama, yeni düşünceleri kabul etme becerileri zayıflıyor, ilişkilerde daha seçici ve şüpheci oluyor, bedeniyle daha fazla ilgilenmeye başlıyor.

Yutmayı Bile Unutuyorlar
Çağımızın sıklığı gittikçe artan hastalıklarından Alzheimer Hastalığı. Git gide artmasının sebebi de dünyadaki yaşlı nüfusun artması. Ortalama ömür süresi arttı. Bugün dünyada 18 milyon, Türkiye'de de 350-400 bin Alzheimer hastası olduğu tahmin ediliyor. İlginç bir istatistik bu hastalara bakan aile bireylerinde de yüzde 60 oranında ağır depresyon görülüyor. Hastalığın sıklığı 70'li yıllara nazaran 30 kat artmış durumda. Dünya Alzheimer Raporu'na göre 2030 yılında hasta sayısı 2'ye, 2050'de 3'e katlanmış olacak. Türkiye'de 2050 yılında hasta sayısının bugünkünün 8 katı daha fazla olacağı öngörülüyor.